//-->

HALKA HİZMET HAKK'A HİZMETTİR.HİZMET NİMETTİR

PEYGAMBERİMİZ(S.A.V) HAYATI

 

--PEYGAMBER EFENDİMİZ-HAYATI

İSLAMİYET'TEN ÖNCE ARABİSTAN'IN DURUMU
İslm0069yetten n00630065 Araplar koyu bir cehalet ii006ede idiler, okuma-yazma bilenler yok denecek kadar azdı. İnsan haklarına riayet yoktu. Gl0020000aolanlar zayıfları eziyordu. Haklarının bir o0026#287;undan mahrum olan kadın, sanki bir eşya gibi alınıp satılıyordu. Kız o0063uklarını diri diri toprağa gm00650072ek l0064rmek adet haline gelmişti ve yr0065006b006c0065r acısı bu duruma kimse dur demiyordu.
Tek Allah inancı unutulmuş, insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyorlardı. Kabe'nin ii006ede 360'dan fazla put vardı. Halbuki Kabe, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından Allah'a ibadet ii006e yapılmıştı. Ayrıca her evde de bir put bulunur, aile fertleri ona tapardı, ik0069, kumar ve her tr006c00200061hlk0073ızlık toplumu sarmış, insaf ve merhamet duyguları kalplerden silinmişti. Dn00790061006e0026#305;n diğer l006b0065006c0065rinde yaşayan insanların durumu ise daha kt0020idi.
Karanlıklar ii006ede kalan, insanlığı bu korkun 0064urumdan kurtaracak, insanlara dn0079006100640061 ve ahirette mutlu olmanın yollarını gs00740065recek olan son Peygamberin gelmesine by006b00200069htiya 0076ardı.
HZ. MUHAMMED (s.a.s.)'İN NESEBİ (SOYU)
Hz. Muhammed (s.a.s.)'in babası Abdullahtır. Abdullah'ın babası, Kureyş kabilesinin Haşimoğulları kolundan ve Mekke'nin ileri gelenlerinden Abdl006d007500740074alib'tir. Annesi, Kureyş kabilesinin Zh007200650020006fğulları kolundan Vehb'in kızı mine'dir.
Hem baba hem de ana tarafından temiz ye şerefli bir aileye mensup olan Hz. Muhammed'in soyu Hz. İbrahim'e dayanır.
HZ. MUHAMMED (s.a.s)'İN DOĞUMU
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), 571 yılı Nisan'ın 20'sine rastlayan Rebiu'levvel ayının 12. pazartesi gecesi tan yeri ağarırken Mekke'de dn0079006100790061 geldi.
O'nun doğduğu sabah dn007900610020006eurla doldu. Babası Abdullah O'nun doğumundan iki ay kadar n00630065 l0064ğn00640065006e0020biricik oğlunu gr0065006dedi.
Hz. mine by006c0065 nur topu gibi bir o0063uk dn0079006100790061 getirince, dedesi Abdl006d007500740074alip by006b00200062ir ziyafet vererek sevgili torununa Muhammed adını koydu.
- Torununa ne ad koydun? diye soranlara:
- Muhammed, adını koydum, dedi. Onlar:
- Ataların arasında by006c0065 bir ad yoktu. Bu adı koymaktan maksadın nedir? deyince,
Abdl006d007500740074alip:
Umarım ki O'nu gk00740065 Hak, yerde halk v00650063ektir, diye cevap verdi.
Peygamberimizin doğduğu gece dn0079006100640061 olağans007400200062ir o006b olaylar meydana geldi. O gece İran'da Hk006d00640061r (Kisra) sarayının ondr00740020st0075006e00750020yıkılmış, Sava gl0020 kurumuş, bin yıldan beri yanan mecusiler (ateşe tapanlar)'in tapındıkları ateşler birdenbire sn006dşt.0020004200750020olaylar, gelecekte İran saltanatının yıkılacağına,00 Bizans İmparatorluğunun keceğine ve putperestliğin ortadan kalkacağına işaret ediyordu. Gere006bten de y006c0065 oldu.
HZ. MUHAMMED (s.a.s.)'İN OCUKLUĞU
Mekke ileri gelenlerinin bir d0065ti vardı. Yeni doğan o0063uklarını Mekke civarında yaşayan kabilelerdeki st0061006e006e0065lere verip baktırırlardı. �;nk,0020004d0065006bke'nin havası ağır ve sıcak olduğundan o0063uklara iyi gelmezdi.
Peygamberimizi Hz. Amine 0067006e, Sv0065007900620065 hatun da iki gn00200065006d007airdi. Daha sonra Hz. Muhammed (s.a.s.) Sa'd kabilesinden Halime adında bir st0061006e006e0065ye verildi. Halime O'nu z00200065vladından o006b sever, esen rz0067006100720064an bile sakınırdı. Halimenin kk0020006bızı ve Hz. Muhammed'in st0020006b00610072deşi olan Şeyma da O'nu o006b sever, daima onunla beraber oynardı. Bu yetim o0063uk aileye by006b00200075ğur getirdi. Halime'nin kocası bir gn002000260023003351;y006c0065 demişti:
"Halime, bu o0063uğun ayagı bize o006b uğurlu geldi. O, evimize ayak bastığı gn00640065006e0020 beri hayvanlarımızın st002c00200073t006d007an0020007900610026#287;ı o0026#287;aldı. Evimize bereket doldu. Elimiz genişledi. Ben bu o0063ukta bir başkalık seziyorum."
Hz. Muhammed (s.a.s.) bu ailenin yanında beş yıl kaldıktan sonra Mekke'de ailesinin yanına getirildi.
Hazreti Muhammed (s.a.s.)'nin annesi Amine'nin Medine'de akrabaları vardı. Hem onları gr006d0065k hem de oğluna babasının mezarını ziyaret ettirmek maksadıyla Amine o0063uğu ile beraber Medine'ye gitti. Medine'de bir ay kaldılar. Peygamberimizin babası Abdullah'ın mezarını ziyaret ettiler. Hazreti Amine o0063uğu ve yanında hizmeti0073i mm 00450079006d0065n ile birlikte Mekke'ye dn006d0065k z0065007200650020yola &0023305;ktı. Akşam z0065007200690020 Ebva ky006ee ulaştılar ve geceyi burada gei0072diler.
Hz. mine burada hastalandı. Yanıbaşına oturttuğu biricik yavrusunu şefkatle p0074. Hasretle bağrına basarak okşadı. leceğini ve oğlundan ayrılacağını hisseden anne bir daha dn0079006100200067z0079le gr0065006deyeceği oğlunun yz006e00650020bakarak şunları sy006c0065di.
"Her yeni eskiyecek ve her şey yok olacaktır. Bende l00650063eğim. Fakat gam yemem. �;nk 00740065006d0069z bir o0063uk doğurdum. Dn0079006100790061 by006b002c0020hayırlı bir varlık bırakıyorum."
Bu sz006c0065rden sonra mine gz006c0065rini hayata yumdu. O sırada Hz. Muhammed (s.a.s.) altı yaşında idi. mm 00450079006d0065n o0063uğu alarak Mekke'ye dn0064.
Baba ve anneden k0073z kalan Hz. Muhammed'i dedesi Abdulmuttalib yanına aldı. Peygamberimiz iki sene onun yanında kaldı. Abdulmuttalib'in l006d 00790061006b006caşınca torununu Peygamberimizin amcası Eb 00540061006cib'e teslim ederek O'na o006b iyi bakmasını vasiyet etti. Peygamberimiz o zaman sekiz yaşına gelmişti. Eb 00540061006cib ve eşi Fatma Hanım o0063uğu iyi baktılar. O'nu z0020ocukları gibi sevdiler.
HZ. MUHAMMED (s.a.s.)'İN SEYAHATLERİ
Amcası Eb 00540061006cib ticaretle uğraşırdı. Bir seferinde Hz. Muhammed'i beraberinde gt0072d.002000260023003350;am yakınında Busra kasabasına uğradılar. Orada Bahira adında bir papaz ile karşılaştılar.
Bahira, Tevrat ve İncil'de adı ve sıfatları yazılı olan son Peygamberin alametlerini bu o0063ukta gr0064. Bunun z006500720069006ee O'nu Mekke'ye geri gt0072mesini; nk 0059006100680075diler tarafından o0063uğa bir kt006ck002000670065006cebileceğini Eb 00540061006cib'e sy006c0065di. Eb 00540061006cib, Bahira'nın bu tavsiyesine uyarak Şam'a gitmekten vazget0069 ve alışverişini burada tamamlayarak geri dn0064.
Hz. Muhammed (s.a.s.) 17 yaşında iken de amcası Zb0065007900720020ile birlikte Yemen'e gidip gelmişti.
HZ. MUHAMMED (s.a.s.)'İN TİCARET HAYATI
Kureyş'in ileri gelenlerinden dul ve zengin Hatice adında bir kadın, bazı kimselere sermaye verip ticaret ortaklığı yapıyordu. Hatice, Hz. Muhammed'e sermaye vererek O'nu bir ticaret kervanı ile Suriye'ye yolladı.
Hz. Muhammed (s.a.s.) ticaret hayt0026#305;nda da doğruluk ve dr00730074006c&0023003200380037; 0073006100790065sinde s0074006e0020başarı sağladı. Bu sebepledir ki, dz0065006e006c0065diği her ticaret kervanından, beklendiğinden daha o006b kr006ca dn0064. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.s.)'le yaptığı ticaret ortaklığından o006b memnun kaldı.
HZ. MUHAMMED (s.a.s.)'İN HZ. HATİCE İLE EVLENMESİ VE OCUKLARI
Şam seferinden dn0064kten sonra Peygamberimiz, Kureyş kabilesinin bu asaletli ve zengin kadını Hatice ile evlendi. Hz. Muhammed o zaman yirmibeş yaşında idi, Hatice ise kırk yaşına gelmişti. Mutlu bir aile yuvası kuruldu.
Hz. Muhammed'in 00650072kek, dr0064 kız olmak z0065007200650020yedi o0063uğu dn0079006100790061 gelmiştir. Bunlardan altısı Hz. Hatice'den, biri Mariye'den doğmuştur. Erkek evlatları Kasım, Abdullah ve İbrahim'dir. Kız o0063ukları Zeynep, Rukiye, mmg006c0073m ve Fatıma'dır. Kasım ile Abdullah Peygamberlik gelmeden n00630065 kk00200079aşta Mekke'de l0064ler. İbrahim ise Hicretten sonra Medine'de doğdu ve kk00200079aşta orada vefat etti. Kızlarının hepsi by00640020ve evlendiler. Hz. Fatıma'dan başka 006b00260023305;zı Peygamberimizden n00630065 vefat etti. Peygamberimizin nesli Hz. Ali ile evlenen Hz. Fatıma ile devam etmiştir.
HZ. MUHAMMED (s.a.s.)'İN KABE'NİN ONARIMI ESNASINDAKİ HAKEMLİĞİ
Bazı yerleri selden yıkılan Kabe'yi Mekkeliler tamir etmeye başladılar. Duvarlar yk00730065006c0069p sıra "Hacer'006c002d00450073ved" adı verilen kutsal siyah taşı, Kabe duvarındaki yerine koymaya gelince, her kabile bu şerefi kazanmak ii006e adeta birbirleriyle yarışa koyuldular. Hatta bu yz00640065006e0020aralarında anlaşmazlık ve kavga &0023305;ktı. Sonunda gere006bten gv0065006e0069006cir ve doğru bir kişi olduğuna inandıkları Hz. Muhammed'i hakem yapmaya ve O'nun vereceği hk006d006500200072azı olmaya karar verdiler.
Hz. Muhammed "Hacer'l002d004500730076ed"i bir yaygı z006500720069006ee koydu. Yaygının ul0061rından kabile başkanlarına tutturdu. Hep birlikte taşı yukarı kaldırdılar. Hz. Muhammed taşı mb006100720065006b elleriyle duvardaki yerine koydu. O'nun bu uzlaştırıcı davranışı herkesi memnun etti. By006c0065ce by006b00200062ir anlaşmazlık ortadan kalkmış oldu. Bu olayın meydana geldiği sırada Hz. Muhammed otuzbeş yaşında idi.
Hz. Muhammed (s.a.s.) Peygamberliğinden n00630065 de son derece doğru ve gv0065006e0069006cir bir kişiliğe sahipti. Bu z0065006cliğinden dolayı halk arasında kendisine "Muhammed'006c002d0045006din" yani "Gv0065006e0069006cir Muhammed" deniliyordu. Herkesin sevgi ve saygısını kazanmıştı. Temiz ve r006e0065k yaşayışı ile toplumda bir yıldız gibi parlıyordu. Yc006500200041006clah, onu en iyi bir şekilde terbiye etti. Ahlak ve faziletle donattı. �;nk 0069006e00730061nlığın kurtuluşu ii006e O'nu peygamber olarak gr00650076lendirecekti.
İLK VAHİY (M. 610)
Hz. Muhammed (s.a.s.) 40 yaşına geldiği zaman kendisinde bazı değişiklikler gr006cmeye başladı. Yanına azığını alıp Mekke yakınında Hira dağındaki mağaraya e006bilir, burada yalnız başına gn006c006500720063e kalır, ki006eatı yaratan Allah'ın by006b006cğn00200064şn00720064. Ry0061006400610020ne gr0072se gr0064kleri aynen &0023305;kıyor. Kimsenin gr0065006dediği ve bilemediği bir o006b gere006bleri apa&0023305;k gr0079ordu. Bu durum altı ay kadar devam etti. Yc006500200041006clah by006c0065ce O'nu terbiye ederek Peygamberliğe hazırlıyordu.
Hz. Muhammed (s.a.s.) Mild0069 610 yılının Ramazan ayında bir pazartesi gecesi yine Hira dağındaki mağaraya e006bilmiş, bt006e00200076arlığı ile Allah'a yn0065006cmişti. Bu sırada Cebrail (s.a.s.) kendisine gr006ed 00760065003a003cbr> - Oku, dedi.
Hz. Muhammed (s.a.s.):
- Ben okuma bilmem, dedi.
Cebrail ikinci defa "Oku" dedi Hz. Muhammed (s.a.s.) yine "Ben okuma bilmem" dedi.
Cebrail (s.a.s.) n0063 defa "Oku" deyince, Hz. Muhammed "Ne okuyayım" diye sordu. O zaman Cebrail (s.a.s.) Kur'an-ı Kerim'de Alk0020sr006500730069nin başında yer alan şu anlamdaki ayetleri bildirdi:
"Yaratan Rabbının adıyla oku,
O, insanı kan pıhtısından yarattı,
Oku, Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir.
Kalemle yazmayı &0023003287;reten O'dur. İnsana bitmediğini O &0023003287;retti."
By006c0065ce Hz. Muhammed (s.a.s.)'e ilk vahiy gelmiş, Kur'an ayetleri inmeye başlamıştı. Bundan sonra Melek kayboldu. Okunan ayetler Peygamberimizin kalbine yazılmış, gibi kendisi de bunları okumaya başladı.
İlk vahyin ağırlığı, aldığı vazifenin by006b006cğ 0076006500200064uyduğu sorumluluk duygusunun tesiriyle eve dn0064. Başından gee006eleri Hz. Hatice'ye anlattı. Hz. Hatice O'nu teselli ederek şy006c0065 dedi:
"Mj00640065006c0065r olsun! Sebat et. Hayatımı elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki sen bu m006d006500740069n Peygamberi olacaksın, Yc006500200041006clah seni asla bırakmaz. �;nk 00730065006e0020 akrabalık haklarına riayet edersin, sz006ede doğrusun, gl006b006cere dayanırsın, misafirleri ağırlarsın, felakete uğrayanların yardımına koşarsın. By006c0065 olan kulunu Allah yalnız bırakmaz."
FETRET DEVRİ
Alk0020sr006500730069nin ilk beş ayeti indikten sonra vahy bir md0064006500740020kesildi. Cebrail (s.a.s.) gr006emez oldu. Aradan gee006e bu md006400650074002c Hz. Muhammed'in vahyi karşılamaya iyice hazırlanması ii006edi. Nitekim Peygamberimiz İlh0069 vahyin tekrar gelmesini bt006e00200067n006c ile istemiş ve onu kabule hazır duruma gelmişti.
Bunun z006500720069006ee Cebrail (s.a.s.) O'na gr006ed 007600650020004dd0064006500730073ir sr006500730069nin ilk ayetlerini getirdi. Bu ayetlerin anlamı şy006c0065dir:
"Ey r0074sn006500200062rn0065006e00200028Muhammed), Kalk da uyar, Rabbini yc0065006c0074002c Giydiklerini temiz tut, Kt0020şeyleri terke devam et."
Bundan sonra vahyin gelişi aralıksız devam etmiş ve Kur'an-ı Kerim 23 senede tamamlanmıştır.
Yukarıda belirtildiği z0065007200650020ilk vahiyden sonra gei0063i bir md0064006500740020vahyin kesildiği bu dn0065006de "Vahyin Fetreti Dn0065006di" denir.
İSLM'A DAVETİN BAŞLAMASI
Vahyin gelmesi ile Peygamberlikle gr00650076lendirilen Hz. Muhammed (s.a.s.) Peygamberliğini n00630065 gv0065006e00640069ği kişilere sy006cyor ve onları İslm0027a davet ediyordu. İlk ms006c006d0061nlar ibadetlerini gizli yapıyorlardı. Bu durum 007900260023305;l kadar devam etti. Bu arada Ms006c006d0061nlığı kabul edenlerin sayısı da otuzu get0069.
İLK MSLMANLAR
Peygamberimize n00630065 sadık eşi Hz. Hatice, ondan sonra o0063uklardan Hz. Ali, kl00650020 iken hr0072006900790065tine kavuşmuş olan Zeyd b.Harise ve by006b006c0065rden Hz. Ebu Bekir iman ederek ms006c006d0061n oldular.
HABEŞİSTAN'A YAPILAN İLK HİCRET
M&0023003300350031;riklerin Ms006c006d0061nlara yaptıkları eziyet her gee006e gn0020006100720074ıyordu. Ms006c006d0061nlar ibadetlerini serbeste0020yapamıyor, a&0023305;ktan Kur'an okuyamıyorlardı. Bu sebeple Hz.Peygamber, ms006c006d0061nların daha emin bir yer olan Habeşistan'a hicret (g)0020 etmelerine, izin verdi.
Onbir erkek ve dr00740020kadından oluşan ilk kafile, Hz. Muhammed (s.a.s.)'in, Peygamberliğinin beşinci yılında Mekke'den gizlice &0023305;karak Kızıldeniz yoluyla Habeşistan'a gitti. İl0065rinde Hz. Osman ve eşi Peygamberimizin kızı Rukiye de vardı. Orada o006b iyi karşılanan ms006c006d0061nlar, gv0065006e006c0069 ve huzurlu bir hayata kavuştular.
İlk giden kafilenin iyi karşılandığını duyan ms006c006d0061nlardan 80 kişilik ikinci bir grup daha bir yıl sonra oraya hicret ettiler. Bunların başında Hz. Ali'nin kardeşi Cafer-i Tayyar bulunuyordu.
HABEŞİSTAN KRALI NECAŞİ'NİN MSLMANLARA KARŞI TUTUMU
Mekkeli M&0023003300350031;rikler, Ms006c006d0061nların Habeşistan'da huzura kavuşmasından rahatsız oldular. Onları geri e0076irmek ii006e Habeş Kralı Necaşi'ye bir o006b hediyelerle birlikte iki eli0020gn00640065rdiler. Eli006cer ms006c006d0061nları kendilerine teslim edip geri gn00640065rmesini Necaşi'den istediler. Hristiyan olan Necaşi, ms006c006d0061nları a0026#287;ırarak İslm0069yet hakkında bilgi aldı. Her iki tarafı dinledikten sonra Ms006c006d0061nları haklı buldu ve eli006cer eli boş olarak geri dn0070 Mekke'ye geldiler.
Bundan sonra Necaşi ms006c006d0061nları eskisinden daha o006b himaye etmeye başladı. Ms006c006d0061nlarla Habeşistan'ın yerli halkı o006b iyi gei006ediler.
İSLM'A DAVETİN AIKTAN YAPILMASI
Peygamber Efendimiz, İslm0027a daveti 007900260023305;l gizlice yaptıktan sonra şu anlamdaki ayetlerin nazil olmasıyla halkı a&0023305;ktan İslm0020dini'ne a0026#287;ırma dn0065006di başladı:
"Sen, en yakın akrabalarını uyar, m'006d0069006e006cerden sana uyanlara rahmet ve hidayet kanatlarını indir. Şayet sana s0069 olup karşı dururlarsa, Onlara: -Ben sizin işlediklerinizden tamamen uzağım, de." (Şuar 0053uresi, 214-216)
"Şimdi sen ne ile emrolunuyorsan apa&0023305;k bildir. M&0023003300350031;riklerden yz002000650076ir." (Hicr Suresi, 94)
Bunun z006500720069006ee Peygamberimiz (s.a.s.), n00630065 yakınlarını evinde toplayıp bir ziyafet verdi. Allah'tan aldığı emirleri tebliğ ederek onları İslm0020dinine davet etti. Amcası Eb 004c00650068eb Peygamberimize karşı &0023305;karak toplananları dağıttı.
Bundan bir md0064006500740020sonra Peygamberimiz davetini genişletmek amacıyla Safa tepesine &0023305;ktı. Buradan bt006e0020004dekke halkına seslendi. Onun sesini duyanlar etrafında toplandılar.
Peygamberimiz (s.a.s.) orada toplananlara:
- Size şu tepenin arkasında bir d&0023003300350031;man ordusunun bulunduğunu haber versem bana inanır mısınız? diye sordu.
Hepsi birden:
- Evet inanırız. �;nk 00730065006e0069n yalan sy006c0065diğini hi 0064uymadık, dediler. Bunun z006500720069006ee Peygamberimiz onlara şy006c0065 dedi:
- "yleyse biliniz ki Allah beni Peygamber olarak set0069. Bana melek aracılığıyla kendi kelm0026#305;nı gn00640065rdi. İnsanları Hak din olan İslm0027a davet etmemi emretti. Allah birdir. O'ndan başka Tanrı yoktur. Ben de size ve bt006e00200069nsanlara gn00640065rilen O'nun Peygamberiyim."
Orada bulunan Eb 004c00650068eb ayağa kalkarak Peygamberimize karşı kırıcı sz006c0065r sy006c0065di. Bunun z006500720069006ee toplantıya katılanlar dağıldılar. By006c0065ce bu toplantıdan da bir sonu 0065lde edilemedi.
MŞRİKLERİN MSLMANLARA YAPTIKLARI ZULMLER
Ms006c006d0061n olanları dinden e0076irmek, İslm0020nurunu sn0064rmek ii006e m&0023003300350031;rikler, ms006c006d0061nlara eziyet ediyor, e0026#351;itli zulm0020007600650020işkencelerde bulunuyorlardı.
İslm0027ın en by006b00200064&0023003300350031;manlarından meyye b. Halef Bill002di Habeşi'yi kızgın kumlara yatırıp g&0023003287;sn0065002000640065 taşları yığarak saatlerce gn006500260023003351;in altında tuttuktan sonra:
- Eğer ms006c006d0061nlıktan vazgem0065zsen seni by006c0065 l0064receğim, diyor, bundan sonu 000aalamayınca Bill0027ın boynuna ip takarak Mekke'nin bir tarafından b0072 tarafına sr006b006cyordu. Bu vahşice işkenceler altında ezilmesine rağmen Hz. Bill002c "Allah birdir, Allah birdir" diye haykırıyordu. Nihayet Hz. Eb 00420065006bir, Bill0027ı satın alarak hr0072006900790065tine kavuşturdu ve zalim meyye'nin elinden kurtardı.
İlk ms006c006d0061nlardan Ammar bin Yasir, kızgın kumlara yatırılarak bayılıncaya kadar dv006cm&0023003300350031;, anası Sm0065007900790065, Eb 004300650068il tarafından mızrak darbesiyle kanlar ii006ede yere serilerek l0064rl006d00260023351;, babası Yasir de m&0023003300350031;riklerin işkenceleri ile can vermişti. Yasir ile eşi Sm0065007900790065 Hatun ilk İslm0020şehitleri unvanını almışlardır.
Yine Habbab bin Eret, yanmakta olan kıpkırmızı km0072lerin z006500720069006ee yatırılarak, Eb 00460075006bayha ise ayağına bağlanan iple kızgın kumların z006500720069006ede sr006b006c0065nerek inanl0061rından dolayı dayanılmaz eziyetler e006biyorlardı. Bunlardan başka daha bir o006b ms006c006d0061n, m&0023003300350031;riklerin zulmn0065002000750026#287;ramıştı. Buna rağmen gere006b iman sahipleri işkencelerden yılmadılar, İslm0027dan dn006d0065diler,
Hz. Eb 00420065006bir'in İslm0027a by006b00200068izmetlerinden biri de; ms006c006d0061nlığı kabul ettiği ii006e zulme uğrayan bir o006b kl00650020ve cariyeyi satın alarak kurtarmış olmasıdır.
HZ. MUHAMMED (s.a.s.)'E EN OK DŞMANLIK YAPANLAR
M&0023003300350031;rikler, gerek Peygamberimize gerekse ms006c006d0061nlara eziyet etmekten geri durmuyorlardı.
Peygamberimize en o006b d&0023003300350031;manlık yapanlar şunlardır:
1- Eb 004c00650068eb: Peygamberimizin z00200061mcası olmasına rağmen İslm0027ın en by006b0020000ad&0023003300350031;manı idi. Daha ilk gn00640065006e0020itibaren Peygamberimize karşı &0023305;kmıştı. Karısı da Peygamberimizin gee0063eği yollara her fırsatta diken koyardı. Tebbet sr006500730069 bu ikisi hakkında inmiştir. Eb 004c00650068eb, Bedir savaşında ms006c006d0061nların zafer kazandığını &0023003287;renince kahrından l006dştr002e003c00620072> Eb 004c00650068eb'in oğlu Uteybe bir defasında Peygamberimize hc0075006d00200065tmiş, yakasından tutarak gm006c0065ğini yırtmıştı. Peygamberimiz onun bu hareketinden son derece z006c006dş ve: "Ya Rab. Uteybenin z006500720069006ee canavarlarından birini musallat et" diye dua etmişti.
Allah Sevgili Peygamberinin duasını kabul etti. Uteybe Şam'a giderken yolda bir arslan &0023305;kıp onu para006cadı. By006c0065ce Peygambere yaptığı hakaretin cezasını bulmuş oldu.
2- Eb 004300650068il: Peygamberimize en o006b d&0023003300350031;manlık edenlerin başında gelir. Ms006c006d0061nlara o006b eziyet etmiş. Ammar b. Ys0069r'in annesini inancından dolayı l0064rm&0023003300350031;tr002e0020004f0020da, Bedir savaşında l0064rl006500720065006b cezasını bulmuştur.
3 - As b. Vail: Peygamberimize d&0023003300350031;manlıkta ileri giden bu adam, Peygamberimizin oğlu Kasım l0064ğ 007a0061006d0061n, "Muhammed'in soyu kesildi" diyerek alay etmiş, evlat acısıyla yr006500260023003287;i yanan Peygamberimizi o006b z006d00260023351;t.003c00620072003e Kevser sr006500730069006edeki, "Asıl soyu kesilen, ismi unutulan, sana kin ve d&0023003300350031;manlık eden kimsedir" ayeti bunun hakkında nazil olmuştur. As b. Vail, Mekke civarında bir dağ gei0064inden gee0072ken bindiği hayvan onu yere d&0023003300350031;r006500720065006b bacağını ısırmış ve bu yaradan l006dştr002e003c00620072> 4-Velid b.Muğire,
5-meyye İbni Halef,
6- Utbe b. Rebia da Paygamberimize d&0023003300350031;manlık yapanların başında gelenlerdendir.
KUREYŞİN İSLM'A DŞMAN OLMASININ SEBEPLERİ
1- İslm0020dini sınıf farklarını ortadan kaldırıyor, insanların bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu, kl00650020ile efendinin Allah katında bir olduğunu ilan ediyordu. Kureyş'in ileri gelenleri, bu eşitliği kabul etmemiş, mevkilerinin ellerinden gideceğinden korktukları ii006e İslm0027a d&0023003300350031;man olmuşlardı.
2- Arapların ticaret merkezi Mekke idi. Mekke'de bulunan Kabe'nin ii006ede 360 kadar put vardı. Arapları oraya e006ben şeyin putlar olduğunu, İslm0069yet putları kaldırınca Mekke'ye kimsenin gelmeyeceğini, dolayısıyla gei006dlerini sağladıkları ticaretin ortadan kalkacağını sanıyorlardı.
3- Arabistan'da yz007900260023003305;llardan beri putlara tapma kk006c0065şmişti. İyi ile kt0079 000a006200690072birinden ayırdetmekte gl006b0020e006ben ilkel milletler, atalarından gr0064kleri şeylerden kolayca vazgem0065zler, yeniliklere d&0023003300350031;man olurlar. İşte İslm0020dini arapların alışageldikleri puta tapmayı ortadan kaldırıyor, tek Allah inancını getiriyordu.
4- Araplarda millete başkan olabilmek ii006e liyakat, fazilet, yetenek gibi nitelikler aranmazdı. Sadece iki şart aranırdı. Bunlardan biri zenginlik, diğeri de o006b evlat sahibi olmaktı.
Hz. Muhammed'de bunlar yoktu. yleyse onu kendimize n00640065r kabul edemeyiz diyorlardı. Ayrıca Haşimiler ile Emeviler arasında eskiden beri devam eden kabile reisliği rekabeti vardı. Hz. Muhammed (s.a.s.), Kureyş'in Haşimi kolundan olduğu ii006e kendisine d&0023003300350031;manlık edenlerin o0026#287;u Emevilerdendi.
MŞRİKLERİN EB TALİB'E BAŞVURMALARI
Amcası Eb 00540061006cib, Peygamberimizi o006b severdi. İslm0027ın yayılmasında yeğenine daima yardımcı oluyor ve O'nu himaye ediyordu. M&0023003300350031;riklerin ileri gelenleri Eb 000a00540061lib'e başvurarak, "Ya yeğenini İslm0020davasından vazgei0072, ya da himaye etmekten vazge&0071uot; dediler ve onu tehdit ettiler.
Eb 00540061006cib, durumu yeğeni Hz. Muhammed (s.a.s.)'e anlatınca O, şy006c0065 cevap verdi: "Ben Allah tarafından Hak dini tebliğ etmekle gr00650076liyim. Ben kendiliğimden bir şey yapmıyorum. Ben Allah eli0073iyim. Ey amcacığım, bu işten vazgem0065m ii006e gn006500260023003351;i sağ elime, ayı sol elime verseler yine de bu vazifeyi bırakmam."
Eb 00540061006cib, bu cevabı dinleyince, "Sen işine bak oğlum, ben sağ olduka0020onlar sana birşey yapamazlar" diyerek Peygamberimizi korumaya devam edeceğine dair teminat verdi.
HZ. HAMZA'NIN MSLMAN OLMASI
Peygamberimiz (s.a.s.) bt006e00200067l006b006cere rağmen vazifesine devam ediyor, ms006c006d0061nların sayısı da gn00640065006e0020gn0065002000610072tıyordu.
Peygamberliğinin altıncı yılında idi. Birgn0020005300610066a tepesinde otururken oradan gem0065kte olan Eb 004300650068il, Peygamberimize kf0072006500740074i. Onun bu terbiyesiz davranışına Peygamberimiz cevap vermedi. Bu z00630020olayı gr0065006e bir kadın, bu durumu Peygamberimizin amcası Hamza'ya anlattı. Hamza henz0020006d0073lm0061006e0020006flmamıştı. Fakat kardeşinin oğluna yapılan bu hakarete o006b kızdı. Derhal Kureyş m&0023003300350031;riklerinin toplandığı yere giderek Eb 004300650068il'e hitaben:
- Benim kardeşimin oğluna sv0070 onu inciten sen misin? dedi ve yayını Eb 000a00430065hil'in başına vurdu.
Bu olaydan sonra Hz. Hamza, ms006c006d0061nlığı kabul ederek Peygamberimizin yanında yer aldı.
HZ. MER'İN MSLMAN OLMASI
Hz. Hamza'nın ms006c006d0061n oluşu ve ms006c006d0061nların gn00640065006e0020gn00650020006b0075vvetlenmesi Kureyş m&0023003300350031;riklerini telaşa d&0023003300350031;r0064002e0020Bu duruma bir a0072e bulmak ii006e "Daru'n-Nedve" denilen yerde toplandılar. Durumu gz00640065n gei0072dikten sonra Eb 004300650068il'in teklifi z006500720069006ee Hz. Muhammed'i l0064rmeye karar verdiler. Bu korkun 006bararı uygulamak z0065007200650020il0065rinde en cesur olan mer'i gr00650076lendirdiler. O zaman 33 yaşında olan mer, kılıcını kuşandı, ve Hz. Muhammed'i l0064rmek z0065007200650020yola &0023305;ktı.
Ms006c006d0061nlar, Erkam'ın evinde toplanmışlardı. Peygamberimiz de orada idi. mer yolda Nuaym'a rastladı. Nuaym, "Nereye ya mer?" diye sordu. mer:
- Milleti birbirine d&0023003300350031;r0065006e0020004duhammed'in vc007500640075006eu ortadan kaldırmaya gidiyorum, cevabını verdi. Nuaym mer'e:
- Zor bir işe kalkıştın, deyince mer:
- Sen de mi Muhammed'den yana oluyorsun? diye &0023305;kıştı. Nuaym:
- Ya mer, sen beni bırak, kendi ailene bak, Enişten Said ile kızkardeşin Fatma ms006c006d0061n oldular, deyince mer:
- nce onların işini bitireyim, diye yolunu değiştirip kızkardeşinin kapısını a006cdı. O sırada kızkardeşi ile eniştesi, Peygamberimize yeni nazil olan "TH" Suresindeki ayetleri okuyorlardı. mer'in silahlı geldiğini gr006ece korkup Kur'an sayfalarını sakladılar.
mer ie0072i girince, ne okuduklarını sordu. Onlar da "Bir şey yok" dediler. mer'in f006b0065si daha da arttı "Demek işittiklerim doğru imiş" diyerek eniştesini yakasından tutup yere a0072ptı ve d&0023003287;meye başladı. Kocasını kurtarmak isteyen kızkardeşi Fatma'nın yz006e00650020de bir tokat attı. Zavallı kadın ağzından burnundan kanlar akarak yere serildi. Fatma, imanının verdiği cesaretle mer'e şu sz006c0065ri sy006c0065di:
-Allah'tan kork. Bir kadına yaptıklarına bak. Ben ve eşim ms006c006d0061n olduk. Başımızı kessen bundan dn006d0065yiz.
mer:
- Okuduğunuz şeyi bana getirin, dedi. Kızkardeşi &0023305;karıp verdi. mer, dikkatle okumaya, okuduka0020kalbi yumuşamaya başladı. Kur'an-ı Kerim'in eşsiz ahengi, manasındaki yk00730065006b006cik, okunuşundaki tatlılık ve gz0065006c006c0069k mer'in kalbini fethetti. Artık mer'in kalbi İslm0027a a&0023305;ktı. Hz. Peygamberin yanına gitti. nn0064006500200064iz kt 007600650020004belime-i Şehadet getirerek ms006c006d0061n oldu. Orada bulunanlar buna o006b sevindiler. Hep birlikte Kelime-i Şehadet getirdiler.
mer'in İslm0027a girmesiyle ms006c006d0061nlık kuvvetlendi. mer:
- Yr0061nımız ka 006bişidir? diye sordu.
- Seninle beraber kırk kişi, dediler.
mer'in isteği z006500720069006ee, n00640065 Peygamberimiz, olduğu halde ms006c006d0061nların hepsi doğru Kabe'ye gittiler. Orada toplu olarak ve a&0023305;kta namaz kıldılar. te yandan m&0023003300350031;rikler, Peygamberi l0064rmeye gn00640065rdikleri mer'in ms006c006d0061n olduğunu &0023003287;renince şaşkına dn0064ler.
Peygamberimizi l0064rmek ii006e yola &0023305;kan mer'in, merhametsiz ve taştan daha katı kalbini kızkardeşinin evinde okuduğu Kur'an ayetleri yumuşatmış karanlık gn006cn 000a006e00750072la doldurmuş. Peygambere olan d&0023003300350031;manlık duygularını dostluğa e0076irmiştir.
MŞRİKLERİN MSLMANLARI BOYKOTU
Hz. Hamza ve Hz. mer'in Ms006c006d0061n olmaları ve İslm0026#305;n gn00640065006e0020gn0065002000790061yılması m&0023003300350031;rikleri iyice korkuttu. Bunun z006500720069006ee toplanıp ms006c006d0061nlara karşı şu boykot kararlarını aldılar:
"Bundan sonra ms006c006d0061nlarla ve onları himaye edenlerle, Muhammed'in akrabası olan Haşimoğulları ile her tr006c00200061lakayı kesecekler, Onlarla hi 006bimse gr0026#351;meyecek, alışveriş etmeyecek, kız alıp-vermeyecektir."
M&0023003300350031;riklerden Mansur b. İkrime bu anlaşmayı yazdı ve Birlikte Kabe'nin duvarına astılar.
Boykot kararı 00730065006ee devam etti; Bu sr006500200069inde ms006c006d0061nlar o006b sıkıntı e006btiler. M&0023003300350031;rikler, ms006c006d0061nların toplu olarak sığındığı mahalleye yiyecek, ie0063ek sokmamak ii006e ellerinden geleni yaptılar. Ms006c006d0061nlar, İslm0020uğruna her tr006c00200073ıkıntıya, al0026#305;ğa ve susuzluğa katlandılar. Ağa 0079aprakları yiyerek yaşamak zorunda kaldılar. Al0026#305;ktan feryad eden o0063ukların durumu ise yr0065006b006c0065r acısı idi.
Bu insanlık dışı davranışlarla da m&0023003300350031;rikler bir sonu 0061lamadı, İslm0020nurunun yayılmasını engelleyemediler. Bu arada bir gv00650020004b0061be'nin duvarına asılan anlaşma metnini yiyerek "Allah" adından başka diğer yazıların tamamını yoketmişti. Ayrıca Mansur İbn İkrime'nin anlaşmayı yazdığı eli kurumuş ve o006cak kalmıştı. O zaman "Besmele" yerine "Bismikellahm006d006500260071uot; kullanılırdı.
Sonunda M&0023003300350031;riklerden bir ka 006bişi insafa gelerek zalim anlaşmayı indirip yırttılar. By006c0065ce boykot kalkmış ve ms006c006d0061nlar da by006b00200062ir sıkıntıdan kurtulmuş oldular. Ms006c006d0061nlara uygulanan boykot Peygamberliğin yedinci yılından onuncu yılına kadar 007900260023305;l devam etti.
EB TALİB VE HZ. HATİCE'NİN VEFATLARI
Boykotun kalkması ile Peygamberimiz ve ms006c006d0061nlar biraz rahat nefes aldılar. Fakat aradan o006b gem0065den Peygamberimizin amcası Eb 000a00540061lib, bir ka 0067n00200073006f006era da hanımı Hz. Hatice vefat ettiler.
Eb 00540061006cib, Peygamberimizi z00200065vladı gibi sever ve korurdu. Hz. Hatice ise peygamberimize ilk inanan, en sıkıntılı zamanlarda O'nu teselli eden, yardımcı olan sadık ve vefakr0020bir eş idi. Peygamberimiz, kendisine daima destek olan bu iki değerli varlığı kaybetmekten by006b0020zn007400200064uydu. Bu sebepten bu yıla, z006e0074l 007900260023003305;l anlamına gelen "Hz006e00200079ılı" denilmiştir.
Eb 00540061006cib ve Hz. Hatice'nin l006dn00640065006e0020sonra m&0023003300350031;rikler, Peygamberimize eziyeti artırdılar. Bir gn00200073006f006baktan gee0072ken ala0026#287;ın biri Peygamberimizin başına toprak atmış, Peygamberimiz o haliyle evine gitmişti. Kızı Hz. Fatıma babasını by006c0065 gr006ece ii0020sızlamış ve z006500720069006ee atılan toprakları temizlerken ağlamıştı. Kızının ağladığını gr0065006e Peygamberimiz (s.a.s.) "Ağlama yavrum, Yc006500200041006clah Babanı koruyacaktır" diyerek Allah'a olan gv0065006e0069006ei dile getirmişti.
TAİF YOLCULUĞU
Eb 00540061006cib'le Hz. Hatice'nin vefatından sonra m&0023003300350031;riklerin Peygamberimize eziyeti artırmaları z006500720069006ee Peygamberimiz Taif halkını İslm0027a davet etmek ii006e ilk ms006c006d0061nlardan Zeyd İbni Harise'yi yanına alarak Taife gitti. Taifliler İslm0027ı kabul etmedikleri gibi Peygamberimizin oradan &0023305;kıp gitmesini istediler. Bununla da kalmayıp Peygamberimizi taşa tuttular. Atılan taşlardan ayakları yaralandı, kan ii006ede kaldı. Yr00790065006deyecek hale geldi. Zeyd ise vc007500640075006eu Peygamberimize siper ederek atılan taşlardan korumaya a006cışıyordu.
Yol kenarında bir bağa sığınan Peygamberimiz burada biraz dinlendikten sonra z006e0074 ii006ede Mekke'ye dn0064. Peygamberimiz hayatının en by006b00200065ziyeti ile bu yolculuk sırasında karşılaşmıştır. Ama bu olanlardan m0069007400730069zliğe d&0023003300350031;medi. Asla yılmadı. Vazifesine devam etti.
AKABE BİATLARI
Peygamber Efendimiz yıllarca Mekke halkını İslm0027a davet etmiş, ancak Mekkelilerin inat&0023305; tutumu yz006e00640065n by006b0020007aorluklarla karşılaşmıştı. Ne varki, onların bu tutumu İslm0020Peygamberini vazifesinden alıkoyacak değildi, İslm0027ın nuru insanlığı aydınlatmaya devam edecekti. Bunun ii006e Yc006500200041006clah yeni bir ufuk at0026#305;. İslm0027ın yayılması ii006e daha elverişli bir e0076re hazırladı. Bu e0076re Medine idi.
Peygamberliğinin onbirinci yılı Hac mevsiminde Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke dışına &0023305;ktı. Medine'den gelen altı kişilik bir toplulukla karşılaştı. Onlara Peygamber olduğunu sy006c0065di. Kur'an okudu. Allah'ın emirlerini anlattı. Onları Ms006c006d0061n olmaya davet etti.
Medineliler iyi d&0023003300350031;n00630065006c0069 insanlardı. Peygamberimizin sy006c0065diklerinin akla uygun ve doğru olduğuna kanaat getirerek ms006c006d0061n oldular. Medine'ye dn006ece orada İslm0027ın yayılmasına a006cıştılar.
I. Akabe Biatı: (Peygamberliğin 12. yılı)
Ertesi yıl Mekke'ye gelen Medinelilerden 12 kişilik bir grup, Mekke yakınında Akabe denilen yerde Peygamberimizle gr0026#351;t.0020005200650069sleri Esad b. Zr0061007200650020idi. Aralarında bir yıl n00630065 Ms006c006d0061n olmuş beş kişi de vardı. Bunlar, "Allah'a şirk koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, yalan ve iftiradan sakınmak, Peygambere karşı gelmemek" hususunda Peygamberimize biat ettiler, sz00200076erdiler. Buna I. Akabe Biati denir.
Medineliler kendilerine İslm0069yeti &0023003287;retecek bir kimse istediler. Peygamberimiz de bu gr00650076i yr0074006d0065k z0065007200650020Mus'ab'ı gn00640065rdi. Mu'sab, Medine'de İslm0027ın &0023003287;retilmesi ve yayılmasında by006b00200068izmetler gr0064.
II. Akabe Biati: (Peygamberliğin 13. yılı)
Bu yıl Medine'deki ms006c006d0061nlardan 75 kişilik bir grup Mekke'ye geldi. Bunların ikisi kadındı. Akabe denilen yerde Peygamberimizle gr0026#351;tk00740065006e0020sonra ikinci Akabe Biati gere006bleşti. Buna gr0065002c Medineliler; kadınlarını, kızlarını nasıl koruyorlarsa Peygamberimizi de y006c0065 koruyacaklarına sz00200076erdiler. Hepsi ellerini peygamberimize uzatarak biat ettiler.
Bundan sonra Peygamberimiz aralarından 12 kişiyi temsilci sem0065lerini istedi. Onlar da 12 kişiyi temsilci olarak set0069ler. Hepsi de Hz. Peygambere: "Darlık ve genişlik zamanında, her hal ve durumda itaate, sz006e daima doğrusunu sy006c0065meye ve Allah yolunda herhangi bir şeyden korkmamaya" sz00200076erdiler.
Akabe biatları İslm0027ın yayılmasında n0065006dli bir dn006d noktası oldu.
M'RC MUCİZESİ
Mi'rac sz006ckte; Yk0073006500260023287;e &0023305;kmak, İsra da; Geceleyin yr006d0065006b demektir. Peygamber Efendimiz hicretten bir buu006b yıl n00630065 Recep ayının 27. gecesi Mekke'deki Mescid-i Haramdan Kuds002700740065006bi Mescid-i Aksa'ya gt0072l006d00260023351;, oradan da gk006c0065re yk00730065006c006diş, Melekt00200061006cemini seyretmiştir.
Allah'ın sonsuz kudretinin bir eseri ve Peygamberimizin en by006b0020006ducizelerinden biri olan Mi'rac hadisesine m&0023003300350031;rikler inanmadılar. �;nk 006f006e006c0061r, yc006500200041006clah'ın by006b006cğn002c0020006budretinin genişliğini anlamaktan acizdiler. Onlar, sınırlı bir d&0023003300350031;n0063006500200076e batıl bir inanca sahip olduklarından Mi'ra 006ducizesini kavrayacak seviyede değildiler.
Mm0069006e006c0065r hi 0074ereddt002000650074006deden Mi'racı kabul ettiler ve inandılar. Hz. Eb 000a00420065kir'e Mi'rac olayı anlatıldığı zaman O; "Bunu Muhammed sy006cyorsa doğudur" dedi ve Peygamberimizi tasdik etti. Bundan sonra kendisine "Tasdik edici" manasına gelen "Sıddık" unvanı verildi.
Mİ'RAC HEDİYESİ NAMAZ
Herhangi bir seyahatten dn0065006e kimse yakınlarına hediyeler getirdiği gibi, Peygamberimiz de mukaddes Mi'rac yolculuğundan n0065006dli mj00640065006c0065r ve hediyelerle dn006dştr002e003c00620072> Mi'rac gecesi Peygamberimiz (s.a.s.) yk00730065006c0064iği yc00650020006d0061kamda Allah'a kavuşmuş, arada hi 0062ir vasıta olmadan İlh0069 Vahye (hitaba) mazhar olmuştur. Bu makamda kendisine 00260023003351;ey verilmiştir:
1- Bakara sr006500730069nin son iki ayeti, (menerresl0029003cbr> 2- mmetinden Allah'a şirk koşmayanların cennete gireceği mj0064006500730069.
3- Mi'rac hediyesi olarak beş vakit namaz.
İslm0027ın şartlarından biri ve dinin direği olan namaz, Mi'rac gecesinde farz olmuştur.
PEYGAMBERİMİZİN MEKKE'DEN MEDİNE'YE HİCRETİ (M. 622)
İ
slm0020tarihinde Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye g 0065tmesine "Hicret" denir.
M&0023003300350031;riklerin baskı ve zulm006c006500720069nin devam etmesi z006500720069006ee Peygamberimiz, ms006c006d0061nların Mekke'den Medine'ye hicret etmelerine izin verdi. Ms006c006d0061nlar gruplar halinde Medine'ye g 0065tmeye başladılar. Din uğrunda, doğup by0064006bleri yurtlarını, mal ve ml006b006c00650072ini bıraktılar. Medine'de yanan m0069007400200026#305;şığına koştular.
Mekke'de Peygamberimizle birlikte Hz. Eb 00420065006bir, Hz. Ali ve bir ka 006ds006c006d0061ndan başka kimse kalmamıştı. Peygamberimiz bt006e00200067l006b006cere rağmen gr00650076ini yapmış, Peygamberliğinin 13 yılını Mekke'de tamamlamış bulunuyordu.
M&0023003300350031;rikler, Medine'lilerin ms006c006d0061n olması ve Mekke'deki ms006c006d0061nların da Medine'ye g 0065tmesiyle kuvvetli bir İslm0020topluluğunun oluşmasından korktular. İslm0069yeti kk006eden yoketmek ii006e "Dr0075'n-Nedve" denilen yerde gizlice toplandılar. Eb 004300650068il'in teklifi z006500720069006ee Peygamberimizi l0064rmeye karar verdiler. Bu korkun 006bararı uygulamak z0065007200650020her kabileden birer gen 0073et0069ler. Sei006cen bu silahlı genl0065r, Peygamberimizin evini kuşattılar ve dışarı &0023305;kmasını beklemeye başladılar.
M&0023003300350031;riklerin gizlice aldığı bu l006d kararı, Allah tarafından Cebrail aracılığıyla Peygamberimize bildirildi ve hicret etmesine izin verildi. Peygamberimiz, kendi yatağına Hz. Ali'yi yatırarak, evini saran m&0023003300350031;riklerin arasından &0023305;ktı ve Hz. Eb 00420065006bir'in evine gitti. Allah, Peygamberini korudu. Eli silahlı m&0023003300350031;rikler onu gr0065006dediler.
Yol hazırlıkları yapıldıktan sonra, Peygamberimiz Hz. Eb 00420065006bir'le birlikte, geceleyin Mekke'ye bir buu006b saat mesafede olan Sevr dağına gittiler ve orada bir mağarada gizlendiler. Sabah olunca Peygamberimizin evden &0023305;ktığı anlaşıldı. Bunun z006500720069006ee M&0023003300350031;rikler her tarafı aramaya başladılar. Muhammed'i kim bulursa ona yz0020006400650076e mk006600610074 verileceğini va'dettiler.
Peygamberimizi arayanlar yoldaki izleri takip ederek mağaranın n006ee kadar geldiler. Mağaranın girişine bir r006dceğin ağ germiş olduğunu gr0064ler. Mağaranın ii006ee girip aramak istediler ise de il0065rinden biri; "ie0072iye insan girseydi, burada r006dceğin ağı ve gv0065007200630069nin yuvası olmazdı" deyince dn0070 gittiler.
M&0023003300350031;rikler mağaranın n006ee geldikleri sırada Hz. Eb 00420065006bir endişelenerek;
- Bizi gr00650063ekler Ya Resl0065006c006cah, dedi. Peygamber Efendimiz:
- zl006d0065002c0020Allah bizimle beraberdir, diye karşılık verdi.
Mağaranın ağzına r006dceklerin ağ germesi, orada biten bir ağacın dallarına gv0065007200630069nlerin yuva yaparak yumurta bırakması birer mucizedir. Yc006500200041006clah, sevgili Peygamberini bu mucizelerle korumuş, mağaranın ağzına kadar gelen d&0023003300350031;manları gizli bir kuvvet geri e0076irmiştir.
Peygamberimiz ve Hz. Eb 00420065006bir mağarada 0067006e kaldıktan sonra Medine'ye gitmek z0065007200650020yola &0023305;ktılar. Onları takip etmekte olan Sr0061006b00610020adında bir pehlivan izlerini buldu. Bt006e00200067c0079006c0065 atını z00650072006c0065rine sr0064002e0020Onlara iyice yaklaştı. Tam bu sırada atının ayakları sr0074002e Kendisi de yere yuvarlandı. Yeniden toparlanarak var kuvvetiyle atını tekrar ileri sr0064002e0020Fakat bu defa atının ayaklan dizlerine kadar kuma battı. Olduğu yerde a006bılıp kaldı. Gizli bir kuvvet atını geri e006biyordu. Sr0061006b00610020bu durumu gr006ece korktu. Yaptığına pişman oldu. Peygamberimizden af diledi ,ve geri dn0064. Arkadan gelenlere de: "Ben buraları aradım kimse yoktur" diyerek onları geri e0076irdi. Sr0061006b00610020daha sonra ms006c006d0061n olmuştur.
Sevgili Peygamberimiz bir hafta sr0065006e00200074arihi yolculuğunu tamamlayarak bir pazartesi gn0020004d0065dine yakınındaki Kb00610020006by006ee ulaştı. Burada by006b00200062ir sevgi ile karşılandı.
Peygamberimiz burada on gn00640065006e0020fazla kaldı. Kb00610020004descidini yaptırdı. Mescid yapılırken mb006100720065006b elleriyle taş taşıdı. Bir işi0020gibi a006cıştı.
İslm0020tarihinde yapılan ilk mescid budur. Peygamberimizden 0067006e sonra Mekke'den ayrılan Hz. Ali'de burada Peygamberimize yetişti.
PEYGAMBERİMİZİN MEDİNE'DE KARŞILANMASI
Beraberindeki ms006c006d0061nlarla birlikte Peygamber Efendimiz bir cuma gn0020004bba'dan Medine'ye hareket etti. Salimoğulları yurduna geldikleri zaman &0023003287;le vakti olmuştu. Peygamberimiz Cum'a namazının farz kılındığını ms006c006d0061nlara bildirdi. Orada ilk Cum'a namazını kıldılar. Peygamberimiz namazdan sonra Medine'ye doğru yoluna devam etti.
Medineliler bir bayram sevinci ii006ede bu şerefli misafiri karşılamak ii006e yolun iki tarafına sıralanmışlardı. Peygamberimiz gee0072ken "Buyurun Ya Resl0065006c006cah" diyorlar, mini mini yavrular da "Allah eli0073i geldi" diye sevin ığlıkları atıyorlardı.
Medine'de by006b00200062ir sevgi ile karşılanan Peygamberimiz, Halid b. Zeyd, yani Eb 000a00450079yb00200045006e0073ari Hazretlerinin evinde misafir oldu ve burada yedi ay kadar kaldı.
MESCİD-İ NEBEVİ'NİN İNŞASI
Eb 004500790079b00200045006e0073ari'nin evinin yanında boş bir arsa vardı. Peygamber Efendimiz bu arsayı satın alarak z006500720069006ede bir mescid ve etrafında da kendisinin oturması ii006e odalar yaptırdı. Sonra da misafir olarak kaldığı evden buraya taşındı.
Bugn002c0020006dslm0061006e006c0061r tarafından ziyaret edilen Medine'deki "Mescid-i Nebevi" işte burasıdır. Bu mescid yapılırken de Peygamberimiz sırtında kerpi 0074aşımış ve bizzat a006cışmıştır.
ENSAR VE MUHACİRLER ARASINDAKİ KARDEŞLİK
Mekke'den g 0065derek Medine'ye gelen ms006c006d0061nlara "Muhacir"; Medine'nin yerli halkına da, muhacirlere yardım ettiklerinden dolayı "Ensar" denildi.
Mallarını, ml006b006c00650072ini bırakarak gelen Muhacirlere, Medineliler her tr006c00200079ardım yaptılar. Onları bağırlarına bastılar, evlerinde barındırdılar, ekmeklerini onlarla paylaştılar.
Dn0079006100200074arihinde, birbirini by006c0065sine candan seven, birbirine bu kadar it0065n bağlanan başka bir topluluk gs00740065rilemez. Bt006e00200044n0079006100270079a r006e0065k olan bu olay, İslm0020kardeşliğinin en gz0065006c00200065seridir.
Peygamberimiz, Muhacirlerden her birini, Ensar'dan biri ile kardeş yaptı. Bu kardeşlik kan kardeşliğinden daha kuvvetli idi.
İslm0020tarihinde her zaman saygı ile anılan Ensar ve Muhacirler, dinimize by006b0020000ahizmetlerde bulunmuşlardır.
PEYGAMBER MEKTEBİ VE ASHAB-I SUFFA
Mescid-i Nebevi'nin bir tarafında s00740020006bapalı olarak yapılan yere "Suffa ", burada barınanlara da "Ashab-ı Suffa " denilmiştir.
Burada, barınacak evi bulunmayan fakirler ve kimsesizler kalırdı. Bu kişiler iş buldukları zaman a006cışır, gei006dlerini sağlarlardı, iş bulamayınca da Peygamberimiz ve Ashabın zenginleri tarafından ihtiyal0061rı karşılanırdı. Bu gruptan evlenenler ayrı bir eve taşınır, yeni bir yuva kurardı.
Burada bulunanlar, her zaman Peygamberimizle birlikte olur, O'nun ilminden faydalanırlardı. Gn006c006500720069ni ibadet ve ilim &0023003287;renmekle gei0072irlerdi. İslm0027da ilk eğitim ve &0023003287;retim kurumu, Suffa okulu, ders gr0065006e Ashabın &0023003287;retmeni de Hz. Peygamber (s.a.s.)'dir. Peygamberimizden en o006b hadis rivayet eden Eb 004800750072eyre bu okuldan yetişmiştir.
Suffa okulundan yetişenler ii006ede; İslm0020dinini, Kur'an-ı Kerim'i ve hadisi şerifleri o006b iyi kavrayan, a&0023305;klayan by006b00200061limler bulunmakta idi. Başka yerlere İslm0069yeti anlatmak ii006e gr00650076lendirilenler bunlardan sei006cirdi.
Bu sebeple, Suffa adını taşıyan bu yer, İslm0020tarihinde ilk defa kurulan okuldur. Bu okuldan yetişenler İslm0069yetin yayılmasında ve dinin &0023003287;retilmesinde n0065006dli gr00650076ler yapmışlardır.
BEDİR SAVAŞININ SEBEPLERİ
Peygamberimiz, Muhacirler ile Medine'ye yerleştikten sonra da, Mekkeli M&0023003300350031;rikler d&0023003300350031;manlıklarından vazgem0065diler. Medine yakınlarına kadar gelip Ms006c006d0061nların otlamakta olan develerini alıp gt0072dl00650072002e0020M&0023003300350031;rikler Abdullah İbni beyy'e haber gn00640065rerek, Muhammed'i l0064rmesini veya Medine'den &0023305;karmasını istediler. Eğer bunu yapmazsa Medine'ye saldıracaklarını bildirdiler. Diğer taraftan Ms006c006d0061nlarla yapılacak bir savaşa hazırlık ii006e by006b00200062ir ticaret kervanını Şam'a gn00640065rdiler.
Ms006c006d0061nların bu tehlikelere karşı uyanık olması ve tedbir alması gerekiyordu. Kervanın hareketini n006c0065mek amacıyla hicretin ikinci yılı Ramazan ayında Peygamber Efendimiz 305 kişilik bir ordu ile yola &0023305;ktı. Bunu duyan Mekkeli M&0023003300350031;rikler, 1000 kişilik bir ordu ile Medine z006500720069006ee yr0064006cer. Bedir denilen yere gelince durdular ve buradaki suyu kontrolleri altına aldılar.
Ms006c006d0061nlar Medine'den savaş ii006e değil, M&0023003300350031;riklere ait ticaret kervanının hareketini n006c0065mek ii006e &0023305;kmışlardı.
Mekke'den by006b00200062ir d&0023003300350031;man ordusunun gelmekte olduğu haber alındı. Bunun z006500720069006ee Peygamberimiz ashabı l0065 istişare ettikten sonra d&0023003300350031;manla karşılaşmaya karar verdi.
Bedir'e gelen İslm0020ordusu kumluk bir sahaya inmek zorunda kaldı. Burada su yoktu. �;nk 0064006100680061 n00630065 gelen m&0023003300350031;rikler suyun bulunduğu yeri zaptetmişlerdi. Fakat Allah'ın yardımı yetişti. O gece bol yağmur yağdı. Ms006c006d0061nlar su sıkıntısından kurtuldu.
Peygamberimiz, İslm0020dini'ni gz0065006c00200073z006c0065 ve irşad yoluyla yaymaya a006cışmış, kimseyi zorlamamıştır. Ancak, M&0023003300350031;riklerin saldırılarına karşı Allah tarafından ms006c006d0061nların savaşmasına izin verilmiştir.
BEDİR SAVAŞI VE SONULARI (H.2/M.624)
M&0023003300350031;rikler, insan (asker) sayısı ve silah bakımından ms006c006d0061nlardan o006b s0074006e0020 durumda idiler. Bu sebeple, savaşı kazanacaklarından emin gr006ey006f0072006c0061r, ms006c006d0061nların manevi gc006e0020hesaba katmıyorlardı. Burada Hak ile Batıl, İman ile Kf00720020arpışacaktı. İslm0027ın geleceği de bu savaşın sonucuna bağlı idi.
Ertesi gn006e00200073abahında iki ordu karşı karşıya geldi ve savaş başladı. İşte o anda Peygamberimiz ellerini semaya kaldırarak; "Ya Rabbi! Bana va'dettiğin yardımı bugn0020007600650072" diye dua etti. Daha sonra secdeye kapanarak Yc006500200041006clah'a şy006c0065 yalvardı; "Ya Rabbi! Bu bir avu 006ds006c006d0061n bugn002000740065006cef olursa, yeryz006e00640065 sana ibadet edecek kimse kalmayacak."
Allah Tel Peygamberinin duasını kabul etti.
Ms006c006d0061nlar, imanlarından aldıkları gl00650020006bahramanca a0072pıştılar ve Allah'ın yardımıyla kendilerinden kat kat s0074006e0020olan d&0023003300350031;man ordusunu by006b00200062ir bozguna uğrattılar. D&0023003300350031;manlar savaş alanında 70 l002c 70'de esir bırakarak kat0026#305;lar. İslm0027ın en by006b00200064&0023003300350031;manı Eb 004300650068il'de l0065006eler arasında idi. By006c0065ce savaş ms006c006d0061nlann kesin zaferi ile sonul0061nmış oldu. Bu savaşta ms006c006d0061nlardan 14 kişi şehit olmuştur.
İslm0020ordusu zafer sevinci ile Medine'ye dn0064. Peygamber Efendimiz esirlere iyi davranılmasını emretti. Esirlerin bir kısmı fidye (Belirli bir miktar para) karşılığında serbest bırakıldı.
Bu miktar parayı bulamayan ve okuma-yazma bilen esirlerden her biri ms006c006d0061nlardan on kişiye okuma-yazma &0023003287;rettikten sonra salıverildiler. Peygamberimizin bu davranışı, İslm0020dini'nin okuma yazmaya ve bilgi sahibi olmaya ne kadar n0065006d verdiğini gs00740065rmektedir.
UHUD SAVAŞININ SEBEPLERİ
M&0023003300350031;riklerin Bedir savaşında yenilgiye uğramaları Mekke'de by006b0020zn00740020006deydana getirdi ve m&0023003300350031;rikler matem tutmaya başladılar. Peygamberimize en o006b d&0023003300350031;manlık yapanlardan Eb 004c00650068eb bu z006e0074nn0020007400650073iriyle l0064.
M&0023003300350031;rikler, Bedir'deki ağır yenilginin intikamını almak ii006e 3000 kişilik bir ordu hazırladılar. Bedir savaşında yakınları l0064rl0065006e00200062ir o006b kadın da orduya katılmıştı. Eb 00530066yan komutasındaki bu ordu, ansızın Mekke'den hareket ederek, Medine'ye yakın bir mesafede bulunan Uhud dağında karargh0026#305;nı kurdu.
Peygamberimizin amcası Abbas, o sırada henz0020006d0073lm0061006e0020006flmamıştı ve Mekke'de bulunuyordu. M&0023003300350031;riklerin Medine z006500720069006ee yr00640026#287;n002000620069r mektupla gizlice Peygamberimize bildirdi. (Peygamberimizi o006b seven amcası Abbas daha sonra Ms006c006d0061n olmuştur.)
UHUD SAVAŞI VE SONULARI (H.3/M.625)
Mektupta bildirildiği gibi gere006bten d&0023003300350031;man ordusunun Uhud dağına kadar gelip burada karargah kurduğu anlaşılmıştı. Bunun z006500720069006ee, Peygamberimiz Ashabı ile durumu gr0026#351;t 0076006500200031000 kişilik bir kuvvetle d&0023003300350031;man ordusunun bulunduğu Uhud dağına hareket ettiler. Yolda 300 mn0061006600260023305;k ordudan ayrılıp geri dn006ece ms006c006d0061nların sayısı 700 kişi kaldı.
Ms006c006d0061nlar d&0023003300350031;manın bulunduğu yere varınca, arkalarını Uhud dağına vererek savaş dz0065006e0069006ee girdiler. İslm0020ordusunun sol tarafında bir vadi vardı. Buradan gelebilecek bir d&0023003300350031;man saldırısını n006c0065mek amacıyla Peygamberimiz buraya elli kişilik oku0020birliği yerleştirmiş ve onlara şu emri vermişti: "D&0023003300350031;man ister yensin, ister yenilsin, benden emir almadıka0020buradan asla ayrılmayınız. D&0023003300350031;man sv006100720069006ceri gelince ok atınız."
Ms006c006d0061nların kahramanca a0072pışması karşısında d&0023003300350031;man ordusu bozguna uğradı. Bu orduda bulunan kadınlar da dağlara doğru ka&0023305;şmaya başladılar. Ancak, savaş tam olarak kazanılmış değildi. D&0023003300350031;manın takip edilerek kesin sonucun alınması gerekiyordu.
Ne var ki; Ms006c006d0061nlar, savaşı kazandıklarını zannederek, d&0023003300350031;manların bıraktıkları ganimet mallarını toplamaya başladılar.
Bunları gr0065006e 50 kişilik oku0020birliği de başlarındaki komutanlarını dinlemeyerek (bir ka 0074anesi hari)0020yerlerinden ayrıldılar. Halbuki, Peygamberimiz onlara; kendisinden emir almadıka0020yerlerinden ayrılmamalarını tenbih etmişti.
Oku0020birliğinin yerinden ayrılması m&0023003300350031;riklerin işine yaradı. Derhal toparlanarak oku006carın terkettiği vadiden hc0075006d00610020get0069ler. Bu hc0075006d0020006barşısında ms006c006d0061nlar o006b zor durumda kaldılar. Ms006c006d0061nların bu gafleti, kazanılmış olan zaferin elden gitmesine, Peygamberimizin amcası Hz. Hamza ile birlikte bir o006b İslm0020 kahramanının şehit d&0023003300350031;mesine sebep oldu. Peygamberimizin mb006100720065006b dişi kırıldı, yz002000790061ralandı. Savaşın en şiddetli anında bile, Peygamberimiz, yz006e00640065ki kanları silerken şy006c0065 dua ediyordu; "Ya Rabbi, Milletimi bağışla... Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar."
İşte Peygamberimizin kalbindeki merhamet ve insan sevgisi...
Uhud harbinde ms006c006d0061nlar 70 şehit verdiler. M&0023003300350031;riklerden l0064rl0065006e006c0065rin sayısı 22'dir. Savaş esnasında İslm0020ordusundaki kadınlar by006b00200066edakr006cık gs00740065rmişler, askerlere su dağıtıp, yaraları sararak hizmet etmişlerdir.
Peygamberimiz yıllar sonra Uhud savaşının yapıldığı yerden gee0072ken o acı gn0020000a0068atırlayarak yanındakilere şy006c0065 seslenmiştir: "Ms006c006d0061nlar! Bundan sonra tekrar putlara tapmanıza imkn0020yoktur. Bundan zerre kadar endişe etmem. Korktuğum şey sizin dn0079006100790061 tapmanızdır."
Bu savaşta, m&0023003300350031;rikler galip gelmekle bareber, bekledikleri sonucu elde edemeden Uhud'dan e006bildiler. Yeniden toparlanan ms006c006d0061nlar bir sr006500200064şmanı takip ettiler. D&0023003300350031;man tekrar savaşmayı gz00650020alamadı. Mekke'ye doğru yoluna devam etti. Ms006c006d0061nlar da Medine'ye dn0064ler.
UHUD SAVAŞINDAN ALINACAK DERSLER
Savaşın başında ms006c006d0061nlar zaferi kazanmış iken, daha sonra nii006e yenilgiye uğradılar?
Bunda ms006c006d0061nlar ii006e alınacak n0065006dli dersler vardır;
By006b006c0065rin sz006e 00640069006e006cememek, kumandanlara itaatsizlik etmek, o006b kutsal bir gr00650076 olan nb00650074i bırakıp şahsi menfaat peşinde koşmak, bir ordunun savaşı kaybetmesine sebep olur ve bundan sadece bu hatayı işleyenler değil, bt006e0020000amillet zarar gr0072.
Uhud savaşında by006c0065 olmuştur. Vadiye yerleştirilen oku0020birliğinin Peygamberimizin emrine itaat etmemesi ve nb00650074 yerini bırakıp ganimet toplamaya kalkması, İslm0020ordusunun yenilgiye uğramasına ve ms006c006d0061nların felakete d&0023003300350031;mesine sebep olmuştur.
Bu tarihi olay ms006c006d0061nlar ii006e bir uyarıdır.
HENDEK SAVAŞININ SEBEPLERİ
Peygamberimiz, Medine'ye hicret ettikten sonra burada yaşayan Yahudilerle antlaşma yapmıştı. Kb006100200079akınında yaşayan Nadiroğulları Yahudileri, Uhud savaşından sonra Ms006c006d0061nları rahatsız etmeye başladılar. Ms006c006d0061nlarla yaptıkları antlaşmaları bozmaya yn0065006cdiler. Bununla da kalmayıp Peygamberimizi l0064rmek ii006e suikast bile hazırladılar. Bunun z006500720069006ee Yahudiler yurtlarından &0023305;karılarak sr0067006e0020edildiler.
Yahudilerin ileri gelenleri bunu bahane ederek Mekke'ye gittiler ve M&0023003300350031;riklerle anlaştılar. Uhud savaşından iki yıl sonra m&0023003300350031;rikler, Eb 00530066yan'ın kumandasında onbin kişilik bir ordu ile Medine z006500720069006ee yr0064006cer. Durumu haber alan Peygamberimiz, her zaman olduğu gibi Ashabı ile bir durum değerlendirmesi yaparak, d&0023003300350031;mana karşı değişik bir savaş taktiği uygulamak suretiyle Medine'yi korumaya karar verdi.
HENDEK SAVAŞI VE SONULARI (H.5/M.626)
M&0023003300350031;riklerin by006b00200062ir ordu ile Medine z006500720069006ee yr00640026#287;n002000680061ber aldıktan sonra Peygamberimiz durumu Ashabı ile gr0026#351;t.0020004d00650064ine'yi ie0072iden savunmak ve d&0023003300350031;manın ie0072i girmesini engellemek ii006e, şehrin etrafına hendek kazılmasına karar verildi. Başta Peygamberimiz olmak z0065007200650020Ms006c006d0061nların sr0065006b006c0069 a006cışması sonucunda hendek altı gn006400650020006bazıldı.
D&0023003300350031;man ordusu Medine n006ee geldiği zaman hendeği gr006ece şaşırdı. Gee0063ek yer aradılar, fakat bulamadılar. Ms006c006d0061nlar gece gn0064007a0020nb00650074 bekleyerek d&0023003300350031;man hc0075006d006c0061rını n006c0065diler. Peygamberimiz de bizzat sabahlara kadar nb00650074 beklerdi.
D&0023003300350031;man ordusunun kuşatması uzadıka0020Medine'de darlık ve kıtlık baş gs00740065rdi. Ms006c006d0061nlar by006b00200073ıkıntı e006btiler. Mevsim kış olduğundan soğuktan ve al0026#305;ktan iyice bunaldılar.
Kuşatma başlayalı yirmi yedi gn0020006f006c006duştu. Kuşatmanın son gn006e00640065 Peygamberimiz Allah'a şy006c0065 yalvardı:
"Allah'ım, Ey Kur'an gn00640065ren Rabbim... Ey d&0023003300350031;manlarla hesabı tez gr0065006e Rabbim! Şu d&0023003300350031;man topluluğunu kır... Onları hezimete uğrat... İradelerini sars Allah'ım..."
Peygamberimiz duasını bitirince, yz006e00640065 sevin 0062elirtileri gr006cd.0020004400750061sı kabul edilmişti.
Ms006c006d0061nlara Allah'ın yardım edeceğini mj00640065006c0069yordu.
Akşama doğru d&0023003300350031;man tarafında o006b şiddetli bir rz006700720020&0023305;ktı. Kısa sr0065006400650020by006b0020000abir fırtınaya dn0026#351;en bu rz00670072003b kumu, toprağı d&0023003300350031;manın yz006e0065002c gz006ee a0072pıyor, a0064ırları sk0070 atıyordu. Yemek tencerelerini devirip, ateşleri sn0064ry006f007200640075. Tabiat kuvvetleri d0065ta d&0023003300350031;manla savaşıyordu. Bu durum, d&0023003300350031;manı fena halde korkuttu. Daha fazla dayanamadılar. Onbin kişilik ordu bozguna uğradı. O gece korku ve dehşet ii006ede bir o006b yiyecek ve mal bırakarak kat0026#305;lar.
Sabah olunca, fırtına dinmiş, Medine ve e0076resinde d&0023003300350031;man kalmamıştı. Ms006c006d0061nlar kendilerini kurtaran Allah'a hamdettiler. Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarında hi 0062ir sonu 0061lamayan Mekkeli m&0023003300350031;rikler, İslm0027ın nurunu sn0064remeyeceklerini anladılar ve bundan sonra bir daha ms006c006d0061nlara saldırmadılar.
HUDEYBİYE ANTLAŞMASI (H.6/M.628)
Mekke'den g 0065derek Medine'ye gelen Ms006c006d0061nlar, doğup by0064006bleri yurtlarını z006c0065mişlerdi. Mekke'deki kutsal Kabe'yi z
iyaret etmek istiyorlardı. Hz. Peygamber hicretin altıncı yılında Kabe'yi ziyaret etmek z00650072006500201400 kişiyle birlikte Mekke'ye gitmek z0065007200650020yola &0023305;ktı. Mekkeliler durumu haber alınca Ms006c006d0061nları Mekke'ye sokmamaya karar verdiler.
Bunun z006500720069006ee Ms006c006d0061nlar, Hudeybiye denilen yerde durdular. Peygamberimiz, Hz. Osman'ı eli0020olarak Mekke'ye gn00640065rip, Kabe'yi ziyaret etmek istediklerini bildirdi. Mekkeliler Ms006c006d0061nların Kabe'yi ziyaret etmesine izin vermediler ve bunu gelecek seneye bırakmalarını istediler. Uzun gr0026#351;melerden sonra Ms006c006d0061nlarla m&0023003300350031;rikler arasında bir antlaşma yapıldı.
Bu antlaşmanın şartları şu şekilde belirlendi:
1- Ms006c006d0061nlar, bu yıl Kabe'yi ziyaret etmeden Medine'ye geri dn00650063ekler.
2- Gelecek yıl Mekke'ye gelebilecekler, fakat burada 0067006eden fazla kalmayacaklar.
3- Ms006c006d0061nlar, Mekke'ye silahsız gelecekler.
4- Ms006c006d0061nlar, Mekke'deki ms006c006d0061nlardan hi 0062irini Medine'ye gt0072emeyecek, Medinelilerden Mekke'de kalmak isteyen olursa kalabilecek.
5- Mekkeli Ms006c006d0061nlardan ve m&0023003300350031;riklerden biri Medine'ye gidecek olursa geri e0076rilecek, Ms006c006d0061nlardan biri Kureyş tarafına gee0072se o teslim edilmeyecek.
6- Arap kabileleri istedikleri tarafla birleşebilecek.
Antlaşmadan sonra Peygamberimiz ve beraberindeki Ms006c006d0061nlar Kabe'yi ziyaret etmeden oradan geri dn0070, Medine'ye geldiler.
HUDEYBİYE ANTLAŞMASININ SONULARI
Antlaşmanın şartları ilk bakışta Ms006c006d0061nlar ii006e o006b ağır gr006ey006f007200640075. Buna rağmen, Peygamberimiz bu şartları kabul etti. �;nk 0062007500200061ntlaşmanın ileride Ms006c006d0061nlar ii006e o006b faydalı olacağını biliyordu.
Gere006bten de by006c0065 oldu. Medine'ye dn00650072ken yolda "Fetih Sr006500730069" nazil oldu. Bu sr006500640065 Yc006500200041006clah, Ms006c006d0061nlara by006b00200062ir fetih ve zafer mj00640065006c0069yordu. Mekkeli m&0023003300350031;rikler imzaladıkları bu antlaşma ile ilk defa Ms006c006d0061nların varlığını tanımış oldular.
Aradan o006b gem0065den Mekkelilerden bazı kişiler Ms006c006d0061n olup, Medine'ye geldiler. Ancak, antlaşma gereğince m&0023003300350031;rikler onların geri gn00640065rilmesini istediler. Bundan sonra ms006c006d0061n olup, Mekke'den kaa006elar, Medine'ye gidemediklerinden Mekke ile Medine arasında bir yerde toplanmaya başladılar. Burası Mekkelilerin ticaret kervanlarının get0069ği n0065006dli bir yerdi.
Zamanla burada ms006c006d0061nlar kuvvetli bir topluluk meydana getirdiler. Bu durum karşısında Mekkeliler ticaret yollarının tehlikeye d&0023003300350031;mesinden korkmaya başladılar. Peygamberimize eli0020gn00640065rerek, arzu eden Mekkeli Ms006c006d0061nların Medine'ye gidebileceklerini bildirdiler ve antlaşmanın bu maddesinin değiştirilmesini istediler. Peygamberimiz, bu isteği kabul etti. By006c0065ce başlangıt0061 ms006c006d0061nlar ii006e zararlı olan antlaşma maddesi m&0023003300350031;riklerin isteği ile değiştirilmiş, ortadan kalkmış oldu.
Hudeybiye antlaşması ile Ms006c006d0061nlarla m&0023003300350031;rikler arasındaki gerginlik azaldı. M&0023003300350031;rikler tarafından gelebilecek tehlike ortadan kalkmış oldu. Ms006c006d0061nlar huzura kavuştu, İslm0027ın sesi e0076rede duyulmaya başladı. Mekke'deki n0065006dli kişiler, Medine'ye gelip ms006c006d0061n oldular. Bu antlaşma Ms006c006d0061nların o0026#287;almasına ve kuvvetlenmesine sebep oldu. İslm0027ın her tarafta yayılmasını sağladı.
KOMŞU DEVLET BAŞKANLARINA GNDERİLEN İSLM'A DAVET MEKTUPLARI
Hz. Muhammed (s.a.s.) bt006e00200069nsanlara Peygamber olarak gn00640065rilmişti. Bu sebeple, Hudeybiye antlaşmasından sonra İslm0020dini'ni dn0079006100790061 tebliğ etme gr00650076ine başladı. Bizans imparatoruna, İran, Mısır, Habeşistan, Umman ve Bahreyn Devlet Başkanlarına eli006cer yolladı. İslm0027a davet mektupları gn00640065rdi. Peygamberimiz gm00260023003351;ten bir mh007200200079aptırmış, z006500720069006ee de "Muhammed'0072002000520065sl0075006c006cah" cm006c006500730069ni yazdırmıştı. Mektuplarının altını bununla mh0072006cyordu.
Habeşistan Hk006d00640061rı İslm0027a davet mektubunu alınca ms006c006d0061nlığı kabul etti. Bizans imparatoru ile Mısır hk006d00640061rı Peygamberimizin eli006cerine iyi davrandılar, ancak ms006c006d0061nlığı kabul etmediler. İran hk006d00640061rı ise, Peygamberimizin mektubunu okuyunca o006b saygısız davrandı ve by006b00200062ir f006b0065 ile mektubu yırtıp attı. Bu hk006d00640061r, aradan o006b gem0065den oğlu tarafından l0064rl006d00260023351; ve Peygamberimize yaptığı saygısızlığın cezasını bulmuştur.
HAYBER'İN FETHİ (H.6/M.628)
Hayber, Suriye yolu z006500720069006ede Yahudilerin oturduğu bir yerdi. Burada yedi kale vardı. Medine'den sr006c0065006e yahudilerin bir kısmı da burada ikm0065t ediyordu. Hayber Yahudileri Medine'ye saldırmak ii006e bir pln0020hazırlamışlardı. Peygamberimiz bunlara eli0020gn00640065rerek anlaşma teklif etti. Yahudiler, Peygamberimizin teklifini kabul etmediler. Ms006c006d0061nlara hc0075006d00200065tmek ii006e Gatafan araplan ile anlaştılar. Onlar, saldırıya gem0065den, ms006c006d0061nlar daha n00630065 davranarak 1600 kişilik bir ordu ile yola &0023305;ktılar. �; gn0064006500200048ayber'e vardılar, Yahudiler ms006c006d0061nları gr006ece kalelerine kapandılar.
Burada Peygamberimiz şy006c0065 dua etti;
"Ya Rab! Biz senden bu l006b0065006e0069n, bu l006b006500200061halisinin, bu l006b006500640065ki her şeyin iyiliğini isteriz. Onun halkının ve ii006edeki herşeyin şerrinden sana sığınırız."
nce Peygamberimiz anlaşma teklif etti. Fakat Yahudiler teklifi reddettiler. Bunun z006500720069006ee savaş başladı. 10 gn0020006400650076am eden şiddetli a0072pışma sonunda kaleler birer birer alındı. Hz. Ali bu savaşta o006b by006b0020006bahramanlıklar gs00740065rdi. Bir ara kalkanı elinden fırlayıp d&0023003300350031;n006300650020006frada bulunan bir kapıyı kalkan gibi kullanarak a0072pışmaya devam etmişti. Savaşta ms006c006d0061nlardan 10 kişi şehit oldu. Yahudilerden 93 kişi l0064rl0064002e003cbr> Bazı ms006c006d0061n kadınlar da; r0067 r00650072ek kazandıkları ile askerlere yardım etmek, hastalara ila 0076ermek, savaş alanında askere su dağıtmak z0065007200650020bu savaşa katılmışlardır.
aresiz kalan Yahudiler, barış istediler. Topraklarında kalarak i0066ti006cik yapmayı ve elde ettikleri r006e006c0065rinin yarısını ms006c006d0061nlara vermeyi teklif ettiler, istekleri kabul edildi. Peygamberimiz Yahudilere iyi davrandı. Buna rağmen, Yahudiler bir ziyafet vererek Peygamberimizi zebirlemeye kalkıştılar. Yemeğe zehir katıldığı Allah tarafından Peygamberimize bildirildi ve ağzına aldığı lokmayı dışarı atarak zehirlenmekten kurtuldu.
KBE ZİYARETİ (KAZA UMRESİ) (H.7/M.629)
Bir yıl n00630065 yapılan Hudeybiye antlaşması gereği bu yıl Ms006c006d0061nlar Mekke'ye giderek Kabe'yi ziyaret edeceklerdi. Peygamberimiz, 2000 Ms006c006d0061nla birlikte Medine'den yola &0023305;karak Mekke'ye geldi. Kabe'yi gr006ece, hep bir ağızdan tekbir getirdiler. Usuln0065002000750079gun olarak Kabe'yi ziyaret ettiler ve ihramdan &0023305;ktılar. Ertesi gn0020005000650079gamberimiz Kabe'ye girdi. ğle vakti gelince Bilal-i Habeşi tatlı ve gr0020007300650073iyle &0023003287;le ezanını okudu. İkibin ms006c006d0061n cemaatle &0023003287;le namazını kıldılar.
Ms006c006d0061nlar, Mekke'de 0067006e kaldıktan sonra geri dn0064ler. Bu ziyaret sırasında Mekkeliler, Ms006c006d0061nları dikkatle izlediler. Ms006c006d0061nların temizliği, gz0065006c0020000aahlk0026#305; onların z006500720069006ede olumlu etkiler bıraktı. İslm0027a karşı il0065rinde sevgi uyanmaya başladı. Kureyş'in ileri gelenlerinden Halid b. Velid ile Amr b. As Medine'ye giderek Ms006c006d0061n oldular.
MEKKE'NİN FETHİ (H.8/M.630)
Mekkeliler Hudeybiye antlaşmasını bozdular. Peygamberimiz kendilerine haber gn00640065rerek antlaşma şartlarına uymalarını istedi. Mekke'liler antlaşma şartlarına uymamakta ısrar ettiler. Yapılan gr0026#351;melerden de sonu 0061lınamayınca, Peygamberimiz (s.a.s.) Mekke'yi fethetmeye karar verdi ve 10.000 kişilik bir ordu hazırlayarak Hicret'in sekizinci yılı Ramazan ayında Mekke z006500720069006ee yr0064002e
Mekkelilerin ms006c006d0061nlara karşı koyacak gl006500720069 yoktu. İslm0020ordusu dr00740020koldan Mekke'ye girdi. Peygamber .Efendimiz Mekke'nin kan dk006cmeden alınmasını istiyordu. Bunun ii006e askerlere şy006c0065 dedi:
"Kesinlikle kan dk006d0065yin, silahlı a0074ışmaya girmeyin."
Dediği gibi de oldu. Mekke kan dk006cmeden fethedildi. Peygamberimiz Harem-i Şerife giderek Kabe'yi putlardan temizletti ve orada toplanan insanlara n0065006dli bir hutbe irad etti. Peygamberimiz bu hutbesinde:
Allah'ın birliğini, insanların eşit olduğunu, gem0069şteki kan davalarının kaldırıldığını anlattıktan sonra şu anlamdaki ayeti okudu:
"Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Tanışasınız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık. Sizin Allah katında en şerefliniz, O'ndan en o006b sakınanınızdır. Şp0068006500730069z Allah bilir ve işitir." (Hucurt0020Suresi, 13)
Bu sz006c0065ri dinleyen Mekkeliler, vaktiyle Peygamberimizi l0064rmeye kalkışmışlar, ilk ms006c006d0061nlara dayanılmaz eziyetlerde bulunmuşlar, İslm0027ın nurunu sn0064rmek ii006e ellerinden geleni yapmışlardı. Şimdi boyunlarını bk006d00260023351;, haklarında verilecek kararı bekliyorlardı.
Peygamberimiz (s.a.s.) kendilerine sordu:
- Ey Kureyş topluluğu! Hakkınızda ne yapacağımı sanıyorsunuz?
- Sen, asil ve şerefli bir kardeşsin, dediler. Peygamberimiz (s.a.s.) burada da by006b006cğn00200067sterdi.
- "Bugn002000730069007ai kınamak yok, hepiniz serbestsiniz" buyurdu ve hepsini affetti.
Mekke'yi fetheden by006b00200050eygamber, engin merhameti ve bağışlayıcılığı ile de gn006cleri fethetti. İnsanlığa en gz0065006c00200061hlk0020ve fazilet dersi verdi. Mekke'nin fethedildiği gn002000260023287;le ezanını, Hz. Bill002di Habeşi Kb0065'nin damına &0023305;karak okudu. Namaz kılındıktan sonra Peygamberimiz Safa tepesine &0023305;ktı. Yeni ms006c006d0061n olanlar da orada toplandılar. nce erkekler, sonra da kadınlar biat ettiler. (Yani Peygambere itaat edeceklerine sz00200076erdiler.)
HUNEYN SAVAŞI (H.8/M.630)
Mekke'nin alınması ile Kabe putlardan temizlenmiş, m&0023003300350031;riklerin o0026#287;u ms006c006d0061n olmuştu. İslm0026#305;n ışığı hızla dn0079006100790061 yayılıyordu.
Mekke yakınlarında oturan Havazin Kabilesi vardı. Bunlar putlara tapan kalabalık bir kabile idi. Mekke'deki putların kırılmasından sonra sıra kendi putlarına geldiğini d&0023003300350031;n006500720065006b ms006c006d0061nlarla savaşmaya karar verdiler. Ms006c006d0061nlara saldırmak z0065007200650020Mekke ile Taif arasında Huneyn denilen yerde 20.000 kişilik bir ordu toplandı.
Peygamberimiz henz0020004d0065006bke'den Medine'ye dn006d0065mişti. D&0023003300350031;manın bu hazırlığını haber alınca 12.000 kişilik bir ordu toplayarak d&0023003300350031;manın bulunduğu Huneyn denilen yere hareket etti.
D&0023003300350031;man dar bir vadide pusu kurmuştu. Ms006c006d0061nlar o006bluklarına gv0065006e00650072ek d&0023003300350031;manı n0065006dsemediler, gereken tedbirleri almadılar. Sabahın alacakaranlığında İslm0020 ordusu vadiden gee0072ken, pusuda bekleyen d&0023003300350031;manın şiddetli hc0075006d0075006ea uğradı. Ms006c006d0061n ordusu bozuldu ve dağılmaya başladı. Bu durum İslm0027ın geleceği ii006e o006b tehlikeli, idi.
D&0023003300350031;man ordusunun şiddetli saldırılarına cesaretle karşı koyan ve savaş alanında dimdik ayakta duran tek bir kahraman kalmıştı. O da Hz. Muhammed (s.a.s.) idi.
Peygamberimiz (s.a.s.) dağılan ms006c006d0061nları yanına a0026#287;ırdı. O'nun sesini duyan İslm0020ordusu yeniden toparlandı. D&0023003300350031;man z006500720069006ee saldırıya get0069. Bu amansız saldırı karşısında d&0023003300350031;man ordusu neye uğradığını şaşırdı. Dağılıp kam0061ya başladı. Ms006c006d0061nlar savaşın başında kısa bir zaman yenik d&0023003300350031;tk00740065006e0020sonra tekrar zafer kazandılar ve buna o006b sevindiler. D&0023003300350031;man savaş alanında o006b sayıda esir, binlerce deve, koyun ve o006b miktarda gm00260023003351; bırakarak kat0026#305;.
Bu savaş, Peygamberimiz (s.a.s.)'in cesareti, azim ve sebatı sayesinde kazanılmıştır.
EVTAS SAVAŞI VE TAİF KUŞATMASI (H.8/M. 630)
Ms006c006d0061nlar Hn00650079006e'den kaa006e d&0023003300350031;manı Evtas denilen yere kadar kovaladılar. Orada yeniden toparlanmakta olan d&0023003300350031;manı yakalayıp, yere serdiler ve kesin bir galibiyet elde ettiler. D&0023003300350031;man bundan sonra bir daha toparlanamadı. Bu savaşta Ms006c006d0061nlardan 4 kişi şehit oldu. D&0023003300350031;mandan 70 kişi l0064rl0064002e003cbr> Taif Kuşatması
Huneyn savaşında m&0023003300350031;riklerin başı olan Malik b. Avf kaa0072ak Taif kalesine sığınmıştı. Bunun z006500720069006ee İslm0020ordusu Taif kalesini kuşattı. Taifliler, kalelerine kapanarak kendilerini savundular. Kuşatma bir ay kadar sr006400200066akat kale sağlam olduğu ii006e alınamadı. Ms006c006d0061nlar da kuşatmayı kaldırarak geri dn0064ler. Taifliler daha sonra puta tapmaktan vazgee0072ek ms006c006d0061nlığı kabul ettiler.
Peygamberimiz, yeni ms006c006d0061n olan Mekkelilere Kur'an-ı Kerimi ve İslm0020dini'ni &0023003287;retmek ii006e Muaz b. Cebel'i Mekke'de bırakarak ashabı ile birlikte Medine'ye dn0064ler. ,
TEBK SEFERİ (H.9/M.630)
Tebk0020004d00650064ine ile Şam arasında bir yerdir. Mekke fethedildikten sonra İslm0020dn0069 hızlı bir şekilde yayılmaya başladı.
Bizans imparatorluğu İslm0027ın yayılmasını n006c0065mek ii006e savaş hazırlığına başladı. Hristiyan olan araplar da onunla birlik oldular.
Bunu haber alan ms006c006d0061nlar gn006cl 00610073006b0065r toplamaya başladılar. Hz. Eb 00420065006bir ve Hz. Osman ordunun donatımı ii006e by006b00200079ardımda bulundular. Kadınlar da ss0020000a00650026#351;yalarını bağışlayarak bu hizmete katıldılar. D&0023003300350031;man kuvvetlerini dağıtmak z0065007200650020Peygamberimiz 30.000 kişilik bir ordu ile Medine'den yola &0023305;ktı. Yazın sıcağında yz006c006500720063e kilometrelik l 006100260023003351;arak Tebk0027006500200067eldiler. D&0023003300350031;man, savaşmaktan ka&0023305;ndı ve kalelerine kapandı. Ms006c006d0061nların karşısına &0023305;kan olmayınca savaş yapmaya gerek kalmadı ve İslm0020ordusu geri dn0064. By006c0065ce d&0023003300350031;man sindirilmiş ve seferden beklenen sonu 0065lde edilmiş oldu.
PEYGAMBERİMİZİN SAVAŞLARININ ZELLİKLERİ
Peygamberimiz insanları gz0065006c00200073z006c0065rle İslm0027a davet etmiş ve hi 006bimseye kaba ve kırıcı davranmamıştır. Buna karşılık m&0023003300350031;rikler, Peygamberimize ve O'na inananlara her tr006c0020006bt006c&0023003200380037; 007900610070006dışlardır. Dini inanl0061rından dolayı bir o006b ms006c006d0061na dayanılmaz derecede eziyet edilmiş, bazıları da insafsızca l0064rl006d00260023351;tr002e003c00620072> Ms006c006d0061nlar, kendilerine yapılan bu insanlık dışı muamelelere tam on 007900260023305;l sabretmiştir. Sonunda, doğup by0064006bleri vatanlarını bırakarak Medine'ye g 000aetmek zorunda kalmışlardır. Ancak, Medine'de de ms006c006d0061nları rahat bırakmadılar. Bu durum karşısında ms006c006d0061nların kendilerini korumak ii006e savaşmaktan başka a0072eleri kalmamıştı. Bunun z006500720069006ee, hicretin ikinci yılında savaşa izin verildiğini bildiren ayetler nazil oldu. Bu ayetlerin anlamı şy006c0065dir;
"Kendileriyle harbedilenlere, zulme uğradıkları ii006e savaşa izin verilmiştir. Şp0068006500730069z ki Allah, onlara yardım etmeye kadirdir." (Hac Suresi, 39)
"Sizinle harbedenlerle, Allah yolunda siz de savaşınız ve aşırı gitmeyiniz, Allah, aşırı gidip, tecavz0020006500640065nleri sevmez." (Bakara Suresi, 190)
Gerek bu ayetlere, gerekse Peygamberimizin yaptığı savaşlara bakınca şu z0065006clikleri gr0072z003a003c00620072> 1-Peygamberimizin savaşları saldırı amacına yn0065006cik değildir. �;nk 00260023003300304;slm002c barış dinidir.
2-Bu savaşlar, d&0023003300350031;man saldırılarını n006c0065mek, Allah'ın adını yc0065006c0074006dek, ms006c006d0061nların dinlerini, canlarını ve mallarını korumak ii006e yapılan savunma savaşlarıdır. �;nk 00680061006b0073ızlığa ve tecavz0065002000750026#287;rayan insanlar, kendilerini savunma hakkına sahiptirler.
HZ. EB BEKİR'İN HAC EMİRLİĞİ (H.9/M.631)
Hicretin 9. yılı Hac mevsimi gelince, Peygamberimiz (s.a.s.) hacca gitmek ii006e toplanan 300 kişi ile Hz. Eb 00420065006bir'i Hac emiri olarak Mekke'ye gn00640065rdi. Arkasından da Hz. Ali'yi yolladı.
Hz. Ali, Hac vazifelerinin nasıl yapılacağını a&0023305;klayarak şunları tebliğ etti;
"Bundan sonra puta tapanların Hac etmesi ve Kabe'nin &0023305;plak olarak tavaf edilmesi yasaklanmıştır."
İslm0020tarihinde ilk defa bu yıl, dini esaslara uygun olarak Hac vazifesi yerine getirilmiştir.
VEDA HACCI (H.10/M.632)
Mekke fethedildikten sonra İslm0020dini hızla yayıldı. Allah'ın birliği inancı iyice kalplere yerleşti. Kurtuluşun İslm0027da olduğunu gr0065006e insanlar, kendiliklerinden gruplar halinde gelip ms006c006d0061n olmaya başladılar. 23 yıllık şerefli bir mc006100640065006cenin hayırlı sonucunu gr0065006e Peygamberimiz (s.a.s.), hicretin onuncu yılında yz00620069006e0064en fazla ms006c006d0061nla birlikte Hacca gitti.
Peygamberimiz (s.a.s.), Arafat'ta yaklaşık 124 bin ms006c006d0061na hitaben meşhur hutbesini okudu. Buna "Veda Hutbesi" denir. Bu hutbeden sonra şu anlamdaki ayet-i kerime nazil oldu;
"Bugn002000730069007ain dininizi kemale erdirdim. zerinizdeki nimetimi tamamladım. Ve size Din olarak İslm0027ı set0069m." (Mi0064e Sr006500730069, 3)
Peyğameber Efendimiz, ahiret yolculuğunun yaklaştığını ve bundan sonra Hac edemeyeceğini anladığı ii006e burada ms006c006d0061nlara veda etti. Bu sebeple, Peygamberimizin bu haccına "Veda Haccı" denilmiştir.
Peygamberimiz, Hac vazifesini tamamladıktan sonra beraberindeki Ms006c006d0061nlarla birlikte Medine'ye dn0064.
VEDA HUTBESİ
Bu hutbede, eşitlik ilkeleri bildirilmiş, gere006b anlamda huzur ve mutluluğun temelleri atılmıştır. O zaman, sesi uzaklara ulaştıracak hoparlr00200067ibi bir alet olmadığından, Peygamberimizin sy006c0065diği her cm006c0065002c0020bir başkası tarafından yk00730065006b0020 sesle tekrar ediliyor, bt006e00200063emaate anında duyuruluyordu. Bu hutbe, insan hakları evrensel beyannamesinden o006b n00630065, insan haklarını koruyucu n0065006dli hk006d006c0065r getirmiştir.
Veda hutbesinde yer alan bu hk006d006c0065r şunlardır:
1- İslm0069yetten n00630065ki bt006e00200063ahiliyet gelenekleri kaldırılmıştır.
2- Bt006e00200069nsanlar eşittir. Bir insanın diğerinden s0074006e0020olması; Allah'a saygı iledir.
3- Can, mal ve namus kutsaldır, her tr006c00200074ecavz00640065006e0020korunmuştur.
4- Emanetler sahiplerine verilmelidir.
5- Faizin her tr006c0073 haramdır.
6- Kan davaları kaldırılmıştır.
7- Erkekler, kadınların haklarını gz00650074ecekler, kadınlar da erkeklerin haklarına riayet edeceklerdir. Hem kadın, hem de erkek zinadan ka&0023305;nacaktır.
8- Bt006e0020006ds006c006d0061nlar kardeştir. Din kardeşinin hakkına tecavz002000650074006dek haramdır.
9- Hizmeti006cere iyi davranılacaktır.
(Peygamberimizin (s.a.s.) Tarihi Veda Hutbesinden Bl006dler:)
EY İNSANLAR!
Sz006d 0069007900690020dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğim:
İNSANLAR! Bugn006c006500720069niz nasıl mukaddes bir gn0020006900730065, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mb006100720065006b bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da y006c0065 mukaddestir, her tr006c00200074ecavz00640065006e0020korunmuştur.
ASHABIM! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugn006b00200068er hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dn0070 de birbirinizin boynunu vurmayınız. Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak muhafaza etmiş olur.
ASHABIM! Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her e0026#351;idi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lakin borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahiliyetten kalan bu i0072kin adetin her tr006c0073 ayağımın altındadır.
ASHABIM! Cahiliyet devrinde gd006c0065006e kan davaları da tamamen kaldırılmıştır.
İNSANLAR! Bugn002000260023003351;eytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyetini kurmak gc006e0020ebedi surette kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, kk00200067r0064ğn007a0020000aişlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak ii006e bunlardan da sakınınız.
İNSANLAR! Kadınların haklarını gz00650074menizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Tanrı emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına sz00200076ererek hell0020edindiniz. Sizin kadınlar z006500720069006ede hakkınız, onların da sizin z006500720069006eizde hakları vardır. Sizin kadınlar z006500720069006edeki hakkınız, onların aile yuvasını,
sizin hoşlanmadığınız hib0069r kimseye i0026#287;netmemeleridir.
M'MINLER! Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıka0020yolunuzu hi 0026#351;aşırmazsınız. O emanet Allah kitabı Kur'an'dır.
M'MINLER! Sz006d 0069007900690020 dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Ms006c006d0061n ms006c006d0061nın kardeşidir, by006c0065ce bt006e0020000ams006c006d0061nlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavz0020000a00620061şkasına hell0020değildir. Meğerki gn006c hoşluğu ile kendisi vermiş olsun.
ASHABIM! Kendinize de zulmetmeyiniz. Kendinizin de z006500720069006eizde hakkı vardır.
İNSANLAR! Cenab-ı Hak, her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeye lz0075006d0020000ayoktur.
İNSANLAR! Rabbiniz birdir. Babanız birdir; hepiniz Adem'in o0063uklarısınız. Adem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en o006b saygı gs00740065reninizdir. Arabın arap olmayana Allah saygısı lsn00640065006e0020başka bir s0074006e006c&0023003200380037; 0079006f006b0074ur. NSANLAR, Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?
"-Allah'ın eli006ciğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve &0023003287;t0074006500200062ulundun, diye şehadet ederiz-" (Bunun z006500720069006ee Resul-i Ekrem mb006100720065006b şahadet parmağını g&0023003287;e doğru kaldırarak, sonra da cemaat z006500720069006ee e0076irip indirerek şy006c0065 buyurdu:)
Şahid ol y 0052ab. Şahid ol y 0052ab. Şahid ol y 0052ab.

PEYGAMBERİMİZİN HASTALANMASI VE VEFATI (H.10/M.632)
Pe
ygamberimiz, Veda Haccını yapıp Medine'ye dn0064 ve bir sr006500200073006fnra hastalandı. O, gr00650076inin sona erdiğini ve bu dn0079006100640061n gm0065 zamanının geldiğini anlamıştı. Hastalığı gn00640065006e0020gn0065002000610072tıyordu. Hasta iken de ezan okununca Mescide gidip namazları kıldırıyordu. Fakat l006dn00650020 gn0020006b0061006ca hastalığı ağırlaştı. Mescide &0023305;kamadı. Hz. Eb 00420065006bir'in cemaate imamlık yapmasını ve namazları kıldırmasını emretti.
Kızı Hz. Fatıma her gn0020006200610062asını ziyaret ediyordu. lm002000640026#351;eğinde kızına şu nasihatta bulundu:
"Ey Peygamberin kızı Fatıma, Seni ahiret gn006e006e sorumluluğundan kurtaracak hayırlı işler yapmaya bak. Peygamber kızı olmak sana bir şey kazandırmaz. Ben seni o gn006e00200064ehşetinden kurtaramam."
Hastalığının ilerlediği bir gn0020006400650020ashabına şunları sy006c0065di: "Sizler yine bana kavuşacaksınız. Buluşacağımız yer, Kevser havuzunun kenarıdır. Her kim orada benimle buluşmak isterse, elini ve dilini lz0075006d00730075z iş ve sz00640065n korusun. Bu dn0079006100640061n gm0065 zamanımın geldiği bana haber verildi. Allah'ıma kavuşacağıma sevmiyorum. mmetimden ayrılacağım ii006e de z0067006em. Ben haberimi aldım. Allah'a gidiyorum."
lm006e00640065n iki gn0020006e0063e ashabtan bazılarının yardımıyla Mescid'e geldi. Yavaş yavaş minbere &0023305;ktı. Yz006e0020cemaate e0076irerek şy006c0065 dedi;
"-Ey Ms006c006d0061nlar! Şayet birinize karşı kt006ck0020007900610070mışsam, onun karşılığını kabule hazırım.
- Kime vurduysam, işte arkam gelsin vursun.
- Kimin bende alacağı varsa, işte malım, gelsin hakkını alsın."
8 Haziran Pazartesi sabahı Peygamberimizin hastalığı biraz hafifleyince Mescide gitti. Oturduğu yerde Hz. Eb 00420065006bir'e uyarak sabah namazını cemaatle kıldı. Mescid'den evine dn006ece hastalığı arttı. O gn0020006b00750026#351;luk vakti olunca; "Ya Rab! lm002000260023003351;iddetine karşı bana kolaylık ver. Canımı tatlılıkla al" diye dua etti. Yanında bir kapta soğuk su vardı. Elini suya batırıp, bununla mb006100720065006b yz006e0020 serinletiyordu.
Nihayet &0023003287;le z0065007200690020elini kaldırdı. Şehadet parmağını yukarı doğru dikti; "Refikr-i Alaya-Yc006500200044006fsta" dedi. Son sz0020bu oldu.
Allah eli0073i 63 yaşında mb006100720065006b ruhunu mevlasına teslim etti. (12 Rebiu'levvel Pazartesi, H. 10-M.8 Haziran 632)
Peygamberimiz (s.a,s.) vefat ettiği yerde defnedildi. Medine'de O'nun kabrinin bulunduğu yere "Ravza-i Mutahhare" denilmektedir. Sevgili Peygamberimizin (s.a.s.) 23 yıllık Peygamberlik hayatının 13 yılı Mekke'de, 10 yılı da Medine'de gem0069ştir. O, insanlığın mutluluğu ii006e a006cıştı. Son Peygamber olarak gr00650076ini hakkıyla yerine getirdi ve bu dn0079006100640061n gt.
PEYGAMBERİMİZİN VEFATINDAN SONRAKİ OLAYLAR
Peygamberimizin l006d 006d0073006cm0061006e006c0061r arasında derin bir z006e0074 meydana getirdi. Medine-i Mn0065007600760065re mateme br006e0064. Ashab'tan bazıları O'nun l006dn006500200069006eanmak istemediler. O sırada Hz. Eb 00420065006bir geldi. Peygamberimizin yz006e0020a&0023305;p p0074 ve ağladı. Sonra kısa bir konuşma yaparak Ashabı teskin etti.
Aynı gn0020007900610070ılan uzun gr0026#351;melerden sonra Hz. Eb 00420065006bir 1. Halife sei006cdi. Ertesi Salı gn0020006dslm0061006e006c0061r mescidde toplanarak Hz. Eb 00420065006bir'e biat ettiler.
Peygamberimiz (s.a.s.) l006dn00640065006e0020bir gn00200073006f006era, yani Salı gn002c00200076efat ettiği yerde defnedildi.
Peygamberimiz (s.a.s.) hastalandığı zaman yanında yedi dirhem parası vardı. Bu parayı sadaka olarak fakirlere dağıttırmıştı. Vefat ettiğinde parası yoktu, geriye para olarak bir şey miras bırakmadı.
O'nun bıraktığı en by006b0020006diras; dn0079006100790026#305; karanlıklardan &0023305;karıp aydınlığa kavuşturan İslm0027ın nuru ve insanları gere006b huzur ve mutluluğa kavuşturan ahlk0020 ve fazilet ilkeleridir.
Ne mutlu Kur'an-ı Kerimin gs00740065rdiği ve Peygamberimizin i007adiği nurlu yoldan gidenlere...
PEYGAMBERİMİZİN OCUKLARI
Peygamberimizin yedi o0063uğu dn0079006100790061 gelmiştir. Bunların 00650072kek, dr0064 kızdır.
Erkek o0063ukları; Kasım, Abdullah ve İbrahim'dir.
Kız ocukları; Zeynep, Rukiye, mmg006c0073m ve Fatıma'dır.
Bunların altısı Hz. Hatice'den, oğlu İbrahim, Mariye'den doğmuştur.
Kasım ile Abdullah Peygamberlik gelmeden kk00200079aşta l0064ler. Peygamberimiz (s.a.s.) o0063uklarının l006dn00650020006fk z006c006dşt.0020005000650079gamberimizin bir kn0079006500730069 de "Eb'006c002d004basım"dır. Yani Kasım'ın babası. Peygamberimiz (s.a.s.) bu kn0079006500640065n o006b hoşlanırdı. Bunda kk00200079aşta kaybettiği oğlunun ismi get0069ğinden teselli bulurdu.
Diğer oğlu İbrahim ise, hicretten sonra Medine'de doğdu. O'da kk00200079aşta vefat etmiştir. Oğlunun l006d 007a00650072ine Peygamberimiz gz00790061şı dk00650072ek şunları sy006c0065di;
"Gz00200079aşarır, kalp z006c0072. Allah'ın rızasına uygun olandan başka bir sz0020000asy006c0065yemeyiz. Ey İbrahim, seni kaybetmenin derin z006e0074s 00690069006edeyiz."
İbrahim'in l0064ğ 0067006e0020gn006500260023003351; tutulmuştu. Bazı kimseler; "İbrahim'in l006d 00690069006e gn006500260023003351; tutuldu" dediler. Peygamberimiz bu d&0023003300350031;n00630065006e0069n yanlış olduğunu bildirerek şy006c0065 buyurdu;
"Şp0068006500730069z gn006500260023003351; ve ay, Allah'ın ayetlerinden iki nişandır. Bunlar hi 006bimsenin l006dn00640065006e0020ya da hayatından dolayı tutulmazlar."
Peygamberimizin kızlarının hepsi by006d0026#351; ve evlenmişlerdir. Hz. Fatıma'dan başka 006b00260023305;zı Peygamberimizden n00630065 vefat etmiştir. Kk0020006bızı Fatıma, Hz. Ali ile evlenmiştir. Peygamberimizin soyu onun neslinden devam etmiştir.
AŞERE-İ MBEŞŞERE
Peygamberimiz (s.a.s.) ashabından on kişinin cennete gireceklerini mj00640065006c0065miştir. Bunlara "Aşere-i Mb006500260023003351;şere" denir. Anlamı;
Cennetle mj00640065006c0065nen on kişi demektir.
İsimleri Şunlardır;
1- Hz. Eb 00420065006bir 2- Hz. mer 3- Hz. Osman 4- Hz. Ali 5- Talha 6- Zb00650079007200207- Abdurrahman b. Avf 8- Sa'd b. Ebi Vakkas 9- Said b. Zeyd 10- Eb 005500620065yde b. Cerrah.
PEYGAMBERİMİZİN ASHABI
Peygamber Efendimizi gr0065006e ve ms006c006d0061n olarak l0065006e kimselere "Ashab" denir.
Ashab, iki kısımdır;
1. Muhacirler: M&0023003300350031;riklerin eziyetlerinden kurtulmak ve dini vazifelerini korkusuzca yerine getirmek amacıyla Mekke'den Medine'ye g 0065den ms006c006d0061nlara "Muhacir" denir.
2. Ensar: Mekke'den gelen Ms006c006d0061nlara her tr006c00200079ardımı yapan o zamanın Medine halkına "Ensar" denir.
Muhacirlere yardımcı olduklarından dolayı kendilerine "Ensar" adı verilmiştir.
HZ. MUHAMMED (s.a.s.)'İN İNSANLIĞA IŞIK TUTAN YKSEK AHLKI
Allah'ın en sevgili kulu, son ve en by006b00200050eygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) bir saadet gn006500260023003351;i olarak doğdu. Kurumuş topraklar su ile canlandığı gibi Yc006500200041006clah, Peygamberimiz ile dn0079006100790061 yeniden hayat verdi.
O'nun kalplere yerleştirdiği iman ışığı sayesinde yanlış inanl0061r silindi, cehaletin yerine ilim, zulmn0020007900650072ine hak ve adalet, kin ve d&0023003300350031;manlığın yerine insan sevgisi geldi. Gere006b anlamda İslm0020kardeşliği kuruldu. Kadın, ailede ve toplumda layık olduğu değere kavuştu.
Sevgili Peygamberimiz insanlara, dn0079006100640061 ve ahirette mutlu olmanın yollarını gs00740065rdi. ğrettiği ahlk0020ilkelerini n00630065 kendisi yaparak en gz0065006c0020rnek oldu.
Peygamberimizin kalbi insan sevgisi ile dolu idi. O kadar merhametli idi ki elindekini yoksullara verip kendisi a 006baldığı bile olurdu. Sadece insanlara değil hayvanlara karşı da şefkat ve merhamet gs00740065rirdi. Susayan bir kediye kendi eli ile su ii0072miş, hayvanlara iyi davranılmasını emretmiştir.
Peygamberimiz o0063ukları o006b sever, onları kucağına alıp okşardı.
Bir adam, Peygamberimizin bir o0063uğu sevip p0074ğn00200067rn00630065003a0020"Benim on o0063uğum var. Onların hi 0062irini p006dş değilim" dedi.
Peygamberimiz ona; "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz" buyurdu.
Namaz kılarken bile oynamak ii006e omuzlarına &0023305;kan sevgili torunları Hz. Hasan ve Hz. Hs006500790069006e'in bu davranışlarını hoşgr0020ile karşılamış oyunlarını tamamlamalarını beklemişti.
O, son derece ala006b gn006cl 006900640069002e Zengin, fakir ayırımı yapmaz, bir hizmeti0020bile davet etse giderdi. Yoksul ve fakir kimselerle birlikte oturup yemek yer, en fakir insanların evlerine giderek hal ve hatırlarını sorardı.
Hastaları ziyaret eder, iyileşmeleri ii006e dua ederdi. Bir meclise gittiği zaman boş bulduğu yere oturur, ayaklarını başkalarına karşı uzatmazdı.
Adamın biri Peygamberimizi ziyarete gelmiş, huzuruna girince heyecandan titremeye başlamıştı. Bunun z006500720069006ee Peygamberimiz ona şy006c0065 dedi: "Arkadaş titreme! Ben bir hk006d00640061r değilim. Kureyş'ten kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum."
Elbisesini kendi eliyle yamar, ayakkabısını onarır, a0072şıya giderek ihtiya 000aduyduğu şeyleri satın alarak eve kendisi getirir, kimseye yk0020006f006c006dazdı.
Sevgili Peygamberimiz r006e0065k bir aile reisi idi. Kadınlara son derece nazik davranır, ev işlerinde onlara yardım ederdi. O, şy006c0065 buyurmuştur:
"Sizin en hayırlınız kadınlarına karşı iyi davranandır."
Peygamberimiz, misafiri o006b sever, onlara bizzat kendisi hizmet ederdi. Ms006c006d0061n olmayanlardan kendisini ziyarete gelenlere de aynı şekilde davranırdı.
O, hi 006bimseye kt0020sz00200073y006c0065memiş, kırıcı bir davranışta bulunmamış ve m0072nde kimseyi azarlamamıştı.
On yıl Peygamberimizin hizmetinde bulunan Enes diyor ki; "Peygamberimiz bana hib0069r gn0020002600710075ot;of bile demedi. Yaptığım bir şey ii006e, bunu neye yaptın; yapmadığım bir iş ii006e de neye yapmadın, diye azarlamadı."
Peygamberimiz, gl0065007200200079z006c002c0020tatlı sz006c idi. Başkaları konuşurken onları dinler, sz006c0065rini kesmezdi. Gr0064ğ 006b007500730075rları kimsenin yz006e00650020vurmazdı.
Peygamberimizin yaşayışı sade ve temiz idi. Bedenini daima temiz tutar, elbiselerinin temiz olmasına o006b dikkat ederdi. Dişlerini temizlemek ii006e misvak kullanırdı. Pislikten hi 0068oşlanmazdı. Ashabına, camiye temiz gelmelerini sy006c0065rdi.
Bir defasında s007400200062aşı pis olarak Camiye gelenlere: "Yıkandıktan sonra gelmiş olsanız daha iyi olurdu" buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz, doğru sz006c idi. Verdiği sz00640065n asla dn006d0065z, yalancıları hi 0073evmezdi. Doğruluğu ve gv0065006e0069006cir kişiliğinden dolayı kendisine, "Muhammed'006c0020000a0045min"yani "Gv0065006e0069006cir Muhammed" denilmişti.
O, insanların en cm00650072di idi, Kendinden bir şey isteyen hi 006bimseyi boş e0076irmez, "Ben ancak bir dağıtıcıyım, veren Allah'tır" derdi. Bununla beraber dilenciliği sevmez, bundan kurtulmaları ii006e dilenenlere a006cışıp kazanmanın yollarını gs00740065rirdi.
O, kimseden intikam almaz, bağışlamayı severdi. Kendisine fenalık edenlere bile iyilik ederdi. Kendisine yapılan iyilikleri hi 0075nutmaz, iyilik yapanları her zaman iyilikle anardı. Yaşlılara saygılı davranır, kk006c0065re sevgi ve şefkat gs00740065rirdi. St0020006b00610072deşlerini gr0064ğ 007a0061006d0061n ayağa kalkar, hırkasını yere yayarak onları oturttururdu.
Peygamberimiz, tembelliği ve boş oturmayı sevmezdi. Mescidin yapılmasında taş taşımış, bir işi0020gibi a006cışmıştı. Ashab-ı Kiram, onun istirahat etmesini istemişse de, o yine a006cışmaya devam etmişti.
Ashabı ile yaptığı bir yolculuk sırasında dinlenmek z0065007200650020bir yerde konakladılar ve yemek hazırlamak ii006e aralarında iş bl006d 0079006100700074ılar.
Peygamberimiz; "yle ise ben de yakacak toplayayım" demiş, arkadaşları a006cışırken kendisi boş durmak istememişti.
Sevgili Peygamberimiz, maddi imkn006cara sahip olduğu durumlarda da sade bir hayat yaşamış, elinde ne varsa yoksullara dağıtmıştır. By006c0065ce toplumda sosyal adaleti sadece sz006c0065 değil, davranışları ile de gs00740065rmiş
ve insanlığa r006e0065k olmuştur.
Ne mutlu onun yolundan gidenlere
.

 

SİTEMİZİN KURULMASINDAN İTİBAREN TOPLAM 20163 ziyaretçi (40528 klik) burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=